(1086 S. K. m. 74) (6762 S. K. m. 56, 57, 58)
Dava: Vip Trizm Pirinçcioğlu Tic. A.Ş ile Sakarya Vip Turizm SS Sakarya Vip Otobüsçüler Motorlu Taş. Koop. arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.4.1999 gün ve 1998/866-1999/384 sayılı kararı onayan Daire'nin 26.9.2000 gün ve 2000/4016-7189 K. sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 1969 yılından bu yana VİP ibaresini ticaret ünvanında kullanarak tanıttığını, davalının aynı sözcüğü ticaret ünvanında kullanmak suretiyle haksız rekabette bulunduğunu öne sürerek, anılan sözcüğün davalının ünvanından terkinine ve bir milyar manevi tazminatın davalıdan tahsilini dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazıyla birlikte, Vip sözcüğünün evrensel ve anonim olup, davacının tekelinde olamayacağını, haksız rekabetin oluşmadığını savunmuştur.
Mahkemece, yetki itirazının reddiyle Vip sözcüğünün davacının tescilli ünvanında yer alıp, ünvanın çekirdeğini oluşturduğunu ve davacının karekteristiğini belirlediği, davalının ünvanında aynı sözcüğü kullanmasının taraflar arasında iltibas yaratacağı ve eylemin haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile (300.000.000) TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiş, Daire'ce onanmıştır.
Davalı vekilinin sair karar düzeltme nedenleri onama kararında açıklanan nedenlerle isabetsizdir. Ancak, Dairemizin 26.9.2000 tarih ve 2000/4016-7189 sayılı kararının 6. bendinde dava dilekçesinde davalının tüzel kişilik adına açıkça yer verilmesine karşın davalı tarafça bu şekilde yöneltilen husumet benimsenerek davanın esasına cevap verilmiş olmasına denilerek ve açıklanan bu gerekçe ile husumet itirazının reddi doğru görülmüşse de, davalı vekili 3.4.1998 tarihli dilekçesiyle sadece yetki ve husumet yönünden itirazlarda bulunup, esasa yönelik itirazlarını saklı tutmuş olduğundan, Dairemizin yukarıda belirtilen gerekçesi isabetli olmadığı gibi, davalının tüzel kişilik adına açıkça yer verilmemesine şeklinde yazılacak yerde verilmesine yazılarak maddi bir hata yapıldığı anlaşılmakta ve davalı vekilinin bu yönlere ilişkin karar düzeltme isteminin yerinde olduğu sonucuna varılmaktadır. Ne var ki davacı vekilinin, davalının ünvanını dava dilekçesinde eksik göstermek suretiyle yaptığı usulü hatayı yargılamanın ilk celsesinde giderip, davalının tam ünvanını bildirdiğinden ve anılan eksiklik neticeye etkili görülmediğinden ve esasen davalı da bundan sonra esasa cevap vererek savunma hakkını kullanmış olduğundan, Daire kararında yer alan ve husumet itirazının reddine ilişkin önceki gerekçe kaldırılarak, mahkemece, husumet itirazının reddi yukarıda açıklanan nedenlerle doğru olmakla davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 2.370.000 lira karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3. madde hükmü uyarınca takdiren 35.591.400 lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 26.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy