(1086 S. K. m. 38) (743 S. K. m. 27) (6762 S. K. m. 1299, 1301) (2918 S. K. m. 98, 99)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.12.2000 tarih ve 1999/542-2000/858 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili: davalıların maliki sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı araca çarpması sonucu oluşan 601.500.000 TL hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına 12.12.1997 tarihinde ödendiğini ileri sürerek, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, süresi içinde müvekkiline bildirilmeyen riziko nedeniyle artan zarardan diğer davalının sorumlu olduğunu, müvekkilinin davadan önce temerrüde düşürülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan sigorta vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm davalılardan sigorta vekilinin aşağıda 3 nolu bentle açıklanan bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- HUMK. nun 38. maddesi yollamasıyla, MK. nun 27/1. maddesi uyarınca, gerçek kişilerin dava ehliyeti ölümle sona ereceğinden, dava tarihinden önce dava konusu kaza ile birlikte öldüğü yargılama sırasında anlaşılan davalılardan Yunus hakkında açılan davanın, mahkemece resen dava şartı yokluğundan reddi gerekirken, yargılamaya devam edilerek, bu davalı bakımından da davanın kabulü, doğru olmamış, kararın kamu düzeni bakımından resen bozulması gerekmiştir.
3-Davalılardan sigorta vekilinin temyizine gelince; Dava. TTK. nun 1301. maddesi uyarınca açılmış sigorta rücu davasıdır.
TTK. nun 1299, 2918 sayılı KTK. nun 98/1, 99/1. maddeleri ile zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi genel şartlarının 12. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Somut olayda davacının davadan önce davalılardan sigortadan ödeme talebinde bulunduğuna ilişkin dosyada ihtar yazısı bulunmakta ise de, tebliğ belgesine rastlanmamıştır. Bu durumda: mahkemece, başvurunun tebliğine ilişkin belge davacı taraftan istenmek, ibraz edildiğinde tebliğ tarihine 8 iş günü ilave edilerek tesbit edilecek tarihten, (bu tarih, davacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden önceye ait ise davacı sigorta yönüyle sebepsiz zenginleşme meydana gelmemesi bakımından ödeme tarihinden), tebliğ kanıtlanamazsa dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, bu tür davalarda ancak, sürücü ve malik olan diğer sorumlular bakımından uygulama yeri olan ödeme tarihinin, davalılardan sigorta bakımından da faize başlangıç olarak alınması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda l nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalılardan sigorta vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine. 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen. 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan sigorta vekilinin temyiz, itirazlarının kabulü ile davalı sigorta yararına BOZULMASINA, 3.240.000.- lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde davalı sigortaya iadesine, 24.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy