(6762 S. K. m. 347)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.10.2000 tarih ve 1999/308 - 2000/245 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.05.2001 günde davacı avukatı Zeki Beyter ile müdahiller avukatı Muhteşem Gürsel gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan müdahil ve taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilin ortağı bulunduğu davalı şirketin 04.06.1998 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında TTK. nun 347/4 ncü maddesine aykırı olarak şirket memurlarının denetçi olarak atanmaları kararı alındığını ileri sürerek, (5) nolu genel kurul kararının mutlak butlan nedeniyle yokluğunun tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcileri cevapta, denetçilerin şirket memuru olmalarının yasaya aykırı olduğunu bildirmişlerdir.
Müdahiller vekili, murakıplığa seçilen müvekkillerinin hiçbir zaman şirket memuru olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, şirket kayıtlarına ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirket denetçiliğine atanan fer'i müdahillerin şirket memuru olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekilince, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı şirketin 04.06.1998 tarihli 1997 yılı olağan genel kurul toplantısında 1996 yılından itibaren şirkette ücretli olarak çalışan kişilerin denetçi seçildiğini, bu kararın TTK.nun 347/4 ncü maddesine aykırı ve batıl olduğu ileri sürülerek, iptali istenilmiş, mahkemece, davalı şirket merkezinin bulunduğu Menemen Mahkemesi'nce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna dayanılarak denetçi seçilenlerin şirket memuru olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan muhasebeci bilirkişi raporunda 04.04.2000 tarihli ara kararında belirtilen hususların hiçbir karşılanıp tartışılmamış, sadece denetçinin şirket memuru sayılıp sayılmayacağı konusunda görüş bildirilmiştir. Oysa, davacı tarafın sunduğu kanıtlar ile birlikte davalı şirket merkezindeki kayıt ve belgeler incelettirildikten sonra anılan ara karar, kapsamına uygun biçimde denetçi seçilen Erdem ve Yeşim Ural'ın denetçilik görevlerinden önce ve sonra şirketle başka bir hukuki bağ içinde hizmet görüp görmediklerinin kesin biçimde saptanarak, TTK.nun 347 nci maddesine aykırılık iddiasının açıklığa kavuşturulması gerekirdi.
Değinilen yönde inceleme ve araştırma yapılmadan, davacı tarafın dayandığı olguları aydınlatmaktan uzak muhasebeci bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 100.000.000. TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy