(1163 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.12.2000 tarih ve 1999/291-2000/827 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.12.2000 günde davacı avukatı Ali Özkaya ile davalı avukatı Bülent Ark gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ömer Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı üst birliğin 31.5.1998 tarihinde yapılan genel kurulda kararlaştırılan ödemenin yapılması halinde, bir daha üye kooperatiflerden aidat dışında bir ödeme istenmeyeceğinin kararlaştırılması üzerine müvekkili ile davalı arasında İbra Protokolü düzenlendiğini, davalı üst birliğin 30.5.1999 tarihli genel kurul toplantısında üyelerden ek ödeme kararı alındığını, oylamada ¾ karar nisabı da oluşmadığını ileri sürerek kararın iptalini, müvekkili kooperatifin üst birlik kooperatife borçlu olmadığının tespitini dava etmiştir.
Davalı süresinde yanıt vermemiş, yargılama aşamasında davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, 30.5.1999 tarihli genel kurul toplantısının 5 nolu gündem maddesi ile üyelerden istenilen paranın, önceki projelerde bulunmayan asansör projesinin ilavesi amacıyla mimara ödenmesi öngörülen ücrete ilişkin olduğu, ibralaşmaya konu 31.5.1998 tarihli genel kurul kararının ise arsa alımı, mimara eski borçların ödenmesi ve faizi borcunun karşılanmasına yönelik olarak kısıtlı bir karar olup, yeni doğan ihtiyaçlar nedeniyle alınan son karar karşısında kazanılmış hakkın ihlali ve ek ödeme niteliğinde bir karar olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 3.240.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 17.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy