(1086 S. K. m. 38) (2918 S. K. m. 95/2) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 9.12.1999 tarih ve 1999/1162 - 2000/1097 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı M. G. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar : Davacı vekili, davalılardan A.'nin müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigorta ettirdiği aracın diğer davalı sürücüsünün yönetiminde iken alkollü olarak üçüncü kişiye çarpması sonucu ölüme neden olduğunu, mirasçılara toplam 2.979.976.000.- lira tazminatın müvekkilince ödendiğini ileri sürerek, genel şartlarının 4/d maddesi uyarınca bu miktarın davalılardan faiziyle rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan M. vekili temyiz etmiştir.
Dava, ZMSS ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı K.T.K.nun 95/2. maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilmektedir. Bu rücu hakkı, kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı, bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.
Somut olayda, davacı şirkete aracını sigorta ettiren taraf, davalılardan A. olup, diğer mümeyyiz davalı M. aracın sürücüsüdür. Davalılardan A., aracını diğer alkollü olan davalıya kullandırmakla, sözleşmeye aykırı hareket etmiştir. Davacı ile davalılardan M. arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından, davacı sadece davalılardan A.'den alacağını talep edebilecek, daha sonra A., aracını verdiği diğer davalıya rücu edebilecektir. Davanın bu gerekçelerle, davalı M. bakımından pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken, işin esasına girilerek, yazılı gerekçelerle davanın bu davalı bakımından da kabulü, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan M. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına (BOZULMASINA), 5.6.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy