(6762 S. K. m. 1290)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Van Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.11.2000 tarih ve 1998/339 - 2000/382 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkillerinin murisi Sabri İpek'in davalı şirket nezdinde hayat sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu dönemde vefat etmesine rağmen sigorta teminatının ödenmesine yanaşılmadığını ileri sürerek, poliçe teminatı 531.987.813.- TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisi Sabri'nin 22.11.1995 tarihinde imzaladığı sağlık beyan formu ile ölümcül hastalığı olmadığını beyan ettiğini, müteveffa hakkında verilen hastane çıkış raporunda 3 yıldır karaciğer sirozu tanısıyla izlendiğinin belirtildiğini, sigortalının sigorta yapılırken gerçek durumu bildiği halde kasten hastalığını gizlediği bu durumun TTK.nun 1290, Poliçe Genel Şartları'nın 2. ve HG/38 sözleşmesinin 7 nci maddelerine aykırı olduğunu ve tazminat ödenmesinin gerekmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran hastane kayıtlarında müteveffanın siroz rahatsızlığından söz edilmekte olmasına karşın bu kayıtların uygulanacak tedavinin belirlenmesi amacına yönelik teşhis aşamasındaki beyanlara dayanılarak yazıldığı, kesin teşhis olarak saptanıp doktor raporuna bağlanmadığı, bu nedenle sigortalının hastalığını bildiğinden söz edilemeyeceği hastaya yattığı hastanede 10.12.1996 ila 23.12.1996 tarihleri arasında siroz tanısı konulduğu, sigorta ettirenin siroz hastası olduğunu bildiği hususunun tıbbi belgeleri bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile 531.987.813.-TL sigorta bedelinin sigorta şirketine bildirim tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 22.727.298.-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy