(818 S. K. m. 41, 49, 50, 51)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erzincan Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.7.2000 tarih ve 1998/40-2000/313 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile davalılardan Sigorta ve Murat dışındaki davalılar vekilleri vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; davalıların maliki,sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları araçların çarpışması ile meydana gelen kazada, müvekkillerinin kaldırımda yürüyen kızının öldüğünü ileri sürerek, asıl ve birleşen davada toplam 4.030.000.000 lira maddi ve manevi tazminatın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Murat Yavuz,davaya yanıt vermemiştir.
Diğer davalı tarafların vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan sigortanın ölüm tazminatını davacılara ödediği, manevi zarardan sorumluluğu bulunmadığı gerekçeleriyle, bu davalı bakımından her iki davanın reddine, diğer davalılar bakımından asıl davanın tamamen, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan sigorta ile Murat dışında kalan diğer taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Reddedilene göre dilekçe yazma, 4.5000.000 lira maktu vekalet ücretinin davalı sigorta şirketine verilmesine biçiminde tesis edilen hükümden, manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle maktu veya nisbi vekalet ücretine hükmedildiği sonucunun çıkartılmasının mümkün bulunmamasına, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının takdirinde de bir usulsüzlük olmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Hasar veren her iki aracın da ZMSS. poliçelerini davalılardan sigorta şirketi düzenlemiş olup,ölüm halinde ödenmesi gereken tazminat limiti kişi başına 1.500.000.000 liradır. Davalı sigorta şirketi, mahkemeye yaptığı açıklama ve dökümde, 1/2 miras payına sahip davacılardan her birine her iki araç bakımından ayrı ayrı 453.026.217'er lira olmak üzere toplam 1.812.104.868 lira dışında bir ödeme yapmadığını açıkça belirtmekte olup,ibranamelerde de ödenilen tazminat miktarları kadar sigorta şirketinin ibra edildiği yazılıdır. Bu durumda, toplam 3 milyar olan limite kadar bakiye miktardan da davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmak, dolayısıyla diğer davalıların sorumlu olacağı miktar da buna göre tespit edilmek gerekirken; mahkemece karar yerinde açıklanmadan ve tartışılmadan ve dosyada bu yönde bir belge ve kabulde olmadığı halde ibranamelerde yazılı miktardan başka limite kadar olan bakiye miktarın da ayrıca ödendiği şeklinde bir gerekçeyle davalı sigorta bakımından davanın maddi tazminat yönünden tümden reddi doğru olmamıştır.
3- Diğer bir kısım davalı vekillerinin temyizine gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve olayın birbirinden bağımsız zincirleme trafik kazası biçiminde olmamasına, tazminatın B.K.nun 50. ve 51. maddeleri uyarınca müteselsilen tahsili talebinde de bulunulmasına, dolayısıyla davalı sürücülere verilen kusur oranlarının davalılar arasındaki iç ilişkide dikkate alınması gerekeceğinin tabii bulunmasına göre, davalılardan İbrahim Pınar, Efendi Koçak, Geçit Belediye Başkanlığı vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
4- Dairemiz'in yerleşik uygulamasına göre; bilinmeyen dönemdeki kazancın hesabı yapılırken, en son bilinen yıllık kazançtan itibaren takip eden yıllar %10 arttırılıp, %10 iskontoya tabi tutulması suretiyle her yıl için ayrı ayrı kazanç tutarı belirlenerek tazminatın (sabit hesap yöntemine göre) tesbiti gerekmektedir.
Öte yandan, orta öğrenimde okumakta iken, ölen kız çocuğunun okuldaki başarısına, yöredeki teamüllere, davacıların ekonomik gücünün bulunup bulunmamasına göre, desteğin yüksek öğrenimde okuyup okuyamayacağı olasılığının araştırılması ve tartışılması; yüksek okulda okuma olasılığı bulunduğunun kabulü halinde, okulu bitirince iş bulacağı ve iş bulduktan sonra evlense dahi anne ve babası olan davacılara bir miktar destekte bulunacağı kabul edilerek, eylemli desteğin başlama süresinin bu anlatılanlara göre belirlenmesi, destek başlayıncaya kadar baba tarafından desteğe yapılması gereken öğrenim v.s. giderlerin hesaplanacak tazminattan indirilmesi, yüksek öğrenimde okuma olasılığı bulunmadığının kabulü halinde ise, yörenin sosyal ve ekonomik koşullarına, teamüllerine göre, desteğin bir iş bulabilecek ve çalışabilecek olup olamayacağı araştırılarak, gelir getiren bir iş bulacağının kabulü halinde evlenmiş olsa dahi 18 yaşından itibaren ve asgari ücret üzerinden eylemli destek olacağı kabul edilerek ve küçüğün yetiştirme masrafları da gözetilerek buna göre hesap yapılması,özellikle davacıların bakım ve desteğe ihtiyacı olup olmadığının yörenin ekonomik ve sosyal koşullarına göre yeterince araştırılması gerektiği uygulama ve öğretide genellikle benimsenmiştir. Hükme esas alınan raporda bu ilkelere uyulmadığı gibi hesaplamanın nasıl yapıldığı da yeterince açıklanmamış, hesap tarzına ilişkin döküm yapılmamış, kararı temyiz eden vekillerden İbrahim vekili ile Efendi vekilinin rapora itirazları değerlendiren bir ek rapor dahi alınmamıştır.
Bu durumda; mahkemece, konunun uzmanı başka bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulu seçilerek, itirazları karşılayan ve yukarıda açıklanan ilkelere uygun, Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, tazminat miktarı saptanmak, davalı sigortanın davacılara ödediği 1.812.104.868 lira mahsup edildikten sonra geriye kalan miktar üzerinden asıl ve birleşen davanın talep miktarları da dikkate alınarak mümeyyiz davalılar bakımından sorumlu tutulacakları miktar tesbit edilerek karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle ve eksik inceleme sonucu yazılı miktar üzerinden hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan İbrahim vekili,Efendi vekili ile Geçit Belediye Başkanlığı vekilin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle bir kısım mümeyyiz davalı taraflar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar ve mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy