(6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.10.2000 tarih ve 1998/2366-2000/1029 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.5.2001 günde davalı avukatı Atilla Ayvalı gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukat dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak davalıya ait trene binmek isterken, kapıların hareketten sonra kapanmaya başlaması yüzünden düşerek yaralandığını ve sol ayağının diz altından koptuğunu ileri sürerek, davada fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere şimdilik 100.000.000.KTL maddi ve 500.000.000 TL manevi tazminatın, birleşen davada ise bakiye 4.814.493.716.KTL sının olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kusurun tamamen davalıya ait olduğunu ve fahiş miktarda tazminat isteminde bulunulduğunu savunarak dava ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucuna göre, benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda dava ve birleşen davada istenilen tazminatların olay tarihinden 1.1.2000 tarihine kadar yasal, bu tarihten sonra ise reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince, taşıma hukuku Türk Ticaret Kanunu içinde düzenlendiğinden, TTK'nun 3. maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan işler ticari iş olarak nitelendirildiğinden, ve 3095 sayılı Yasanın 2/3. madde ve fıkrası uyarınca ticari işlerde reeskont oranında gecikme faizi istenebileceğinden, davalının ticari işletmesinin faaliyeti sırasında davacı tesisine verilen zarardan dolayı hükmolunacak alacağa reeskont oranında gecikme faizi istemi yerinde bulunmaktadır.
Mahkemece, davacının bu isteğinin kabulü gerekirken, tahsiline karar verilen alacağa olay tarihinden 1.1.2000 tarihine kadar yasal oranda gecikme faizi yürütülmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden, HUMK. nun 438/7. madde ve fıkrası uyarınca kararın aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın HÜKÜM bölümü 1 ve 2 numaralı bentlerinde yer alan yasal ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine değişen oranlar nazara alınmak suretiyle reeskont ibaresinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 231.382.622 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, davacı vekili tebligata rağmen gelmediğinden vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, 22.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy