(818 S. K. m. 41, 45) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.12.2000 tarih ve 1997/516-2000/687 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.5.2001 günde davacılar avukatı Mustafa Everdi ile davalı avukatı Y.Emre Demir gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalının sigortacısı olduğu aracın, müvekkillerine ait araca çarpması nedeniyle müvekkillerinin oğlu olan Osman Kerim Elverdi'nin vefat ettiğini ve araçlarının hasara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, destekten yoksunluk ve araç hasar tazminatı toplamı 2.750.000.000.TL sının faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olarak poliçe limitleriyle sınırlı şekilde sorumlu olduğunu savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucuna göre, davalının destekten yoksunluk tazminatından, trafik poliçesi ile 1.500.000.000.TL, İMSS poliçesi ile ise 500.000.000.TL ile sorumlu olduğu gerekçesiyle ve benimsenen rapor ve ek rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 2.000.000.000.TL destekten yoksunluk ve 693.750.000.TL araç hasar bedelinin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, davacıların murisinin trafik kazasında ölmesi sonucu destekten yoksun kalınması ve araçlarının hasara uğraması yüzünden oluşan maddi zararın diğer araç trafik sigortacısında tazmini istemine ilişkindir.
Her ne kadar, davacıların destekten yoksunluk miktarları ayrı ayrı hesap edilmemiş ise de; uzman bilirkişilerce düzenlenen raporda, davalı sigorta şirketinin sorumluluk sınırına giren miktarın, gerçekte oluşan zarardan çok düşük olduğu dayanakları da gösterilerek açıklanmış bulunduğundan, bu konuda ayrıca inceleme yaptırılmaması bir eksiklik olarak görülmemiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yukarda açıklanan nedenlere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Ancak davalı tarafından yapılan 30.000.000.TL bilirkişi ücretinin, davacı giderleri arasında gösterilip, davalıdan tahsiline dair karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekir ise de HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden kararın bu nedenle aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın (HÜKÜM) bölümü 5. fıkrasında yer alan 123.544.000 ve 111.189.600 ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerlerine sırasıyla 93.544.000 ve 84.189.600 ibarelerinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy