(2004 S. K. m. 67, 69) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bolu Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 5.7.2000 tarih ve 1999/509-2000/295 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi H. U. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kooperatife üyeliğinden doğan borçlarını ödemediğini ve açılan takibe de haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kooperatife olan borçlarını tamamıyla ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davalının davacıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif aidat borçlarının tahsili amacıyla açılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Davalının hangi dönemlerdeki aidat ve sair mali yükümlülüklerini yerine getirmediğinin iddia edildiği takip dosyasından anlaşılamadığı gibi, mahkemece bu hususun açıklattırılması yoluna da gidilmemiş, ancak böyle bir durumda yapılacak araştırmanın davacının üyeliğe girişinden takip tarihine kadar olan dönemi kapsaması gerektiği hususu gözden kaçırılmıştır.
Mahkemece, yaptırılan inceleme sonunda alınan bilirkişi raporunda, 1998 yılı aidatlarının dökümünün yapılmasıyla yetinilmiş, bundan sonra davalının 1998 yılı sonu, takip ve dava tarihi itibariyle borcunun olmadığı görüşü bildirilmiş; ancak belirtilen dönem dışındaki yükümlülüklerin hangi genel kurul kararına göre ay ay ne miktar tuttuğu, bu miktarlardan ne kadarının ne zaman ödendiği dayanaklarıyla birlikte gösterilmemiştir. Davalının davacı kooperatife borcunun hesabı yapılırken, genel kurul kararlarıyla belirlenen aidat ve sair ödeme yükümlülükleri, bunlara ait gecikme faizi oranları saptanıp dayanakları dosya içerisine getirildikten sonra bu işlerden anlar bilirkişi aracılığıyla kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılması, davacının aidat ve sair yükümlülükleri ile ödemeleri, ait oldukları dönemlerle birlikte ayrı ayrı gösterilmek suretiyle denetlemeye elverişli bir rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken denetlemeye elverişli olmayan ve itiraza uğrayan yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine dair hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy