(1163 S. K. m. 98) (6762 S. K. m. 341) (818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bodrum Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.9.2000 tarih ve 1996/615-2000/475 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalıların, yönetimleri sırasında, kooperatif inşaatlarının yapımını üstlenen dava dışı Hayırlıoğlu Ltd. Şti.nin borcu için kooperatifi kefil yaptıklarını, borçlunun borcunu ödememesi nedeniyle, paranın kooperatiften tahsil edildiğini, davalıların kooperatifi bu şekilde zarara soktukları halde, durumun ortaklardan saklandığını ileri sürerek, kooperatifin kefil sıfatıyla ödediği (362.000.000) TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini istemiş, bir kısmı da, yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalılar hakkında açılan ceza davasında, davalıların zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından beraat ettiklerinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98 nci maddesi yollamasıyla TTK. nun 341.nci maddesi uyarınca açılan eski yöneticilerin hukuki sorumluluğuna ilişkin tazminat davasıdır.
Davacı vekili özetle, davalıların yönetimde bulundukları sırada yetkilerini aşarak müteahhit firmaya kooperatifi kefil yaptıklarını ve asıl borçlunun borcunu ödememesi nedeniyle, alacaklı 3.kişiye borç bedelini ödemekle kooperatifi zarara uğrattıklarını iddia ederek, zarar bedelinin diğer bir deyişle kefaleten ödenen meblağın davalılardan tahsili isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davalıların Muğla Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılamada görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarından dolayı beraat etmeleri nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, BK. nun 53 ncü maddesi hükmünde hukuk hakiminin, ceza hakiminin verdiği beraat kararıyla bağlı olmadığı öngörülmüştür. Kaldı ki, anılan ceza dosyasına esas olan bilirkişi raporunda dava konusu olan kefalet parası 262 milyon TL den sözedilmediği ve bu hususun irdelenmediği de anlaşılmıştır.
O halde, mahkemece, davalıların kooperatifi 3. kişi yararına kefil yapma ve 3.kişi yerine ödeme yapma eylemleriyle davalı kooperatifi zarara uğratıp uğratmadıklarının araştırılması ve sonucuna göre hüküm kurulmak gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy