(2918 S. K. m. 98, 99, 100) (6762 S. K. m. 1299) (818 S. K. m. 101) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 9. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.10.2000 tarih ve 1998/609-2000/776 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilleri, müvekkillerinin kaldırımda dolmuş beklerken davalıların sahibi, sürücüsü ve sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu bacağı diz altından kesilmek suretiyle ağır yaralandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere şimdilik 4.000.000.000.KTL maddi tazminatın, davalı Ak Sigorta 3.000.000.000.KTL, İsviçre Sigorta ise 500.000.000.KTL ile sınırlı olmak üzere; 4.000.000.000.KTL manevi tazminatın ise sigorta şirketleri hariç diğer davalılardan olay tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı İsviçre Sigorta Şirketi vekili, sorumluluklarının ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamına girenle sınırlı olduğunu savunmuştur.
Davalılar Beşkardeşler Ltd Şirketi ile Mehmet Top vekili, olayda kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, 4.000.000.000. TL maddi ve 3.975.000.000. TL manevi tazminatın, davalı sigorta şirketleri limitleri ile sınırlı olarak, davalılardan olay tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı İsviçre Sigorta Şirketi vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, trafik kazasından doğan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi, zarara yol açan aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olarak sorumlu tutulmak istenmektedir. İhtiyari mali sorumluluk sigortası ile sağlanan sorumluluk, trafik poliçesi ile temin edilen sigorta korumasını aşan miktara ait olacaktır. Davacı davasını davalı şirketin 500.000.000.TL tutan sorumluluğunu esas alarak açmıştır. Hükmedilen maddi tazminat miktarı itibariyle ihtiyari mali sorumluluk sigortasının limiti dahilinde zarardan sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkemece de, davalı şirketin limiti ile sorumlu olduğu belirtilerek hüküm kurulduğuna ve manevi tazminattan davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmadığına göre kararda limitle sınırlı sorumluluk esaslarına aykırı davranıldığından söz edilemez.
Yukarda açıklanan nedenlere ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Sigorta Şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Ancak, KTK'nun 100. maddesinde, aynı yasanın 98 ve 99 uncu maddelerine yollama yapılmadığından, ihtiyari mali sorumluluk sigortacısının temerrüdünün genel hükümlere göre saptanması gerekecektir. TTK. nun 1299/1. maddesi uyarınca sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun aynı Yasanın 1292. maddesine göre doğduğu tarihte muaccel olur ve BK.nun 101/2. maddesi uyarınca ihbar olunan günün bitimi ile sigortacı temerrüde düşer. Dolayısıyla İMSS yönünden davalı sigorta şirketinin bir sorumluluğunun saptanması halinde, sigortacıya yapılan ihbarın sigortacıyı temerrüde düşüreceğinin kabulü ile bu tarihten itibaren gecikme faizi uygulanması gerekmektedir.
Davalı sigorta şirketine davadan önce başvuruda bulunulduğuna dair dosya içerisinde her hangi bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece dava tarihinden itibaren gecikme faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde olay tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekir ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden, HUMK nun 438/7. madde ve fıkrası uyarınca kararın aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın HÜKÜM bölümü () numaralı bendinde yer alan 22.3.1998 ibaresinin yanına, (davalı İsviçre Sigorta A.Ş için dava) ibaresinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy