(818 S. K. m. 41, 43)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 27.11.2000 tarih ve 1999/1056-2000/869 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılardan şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan limited şirkete ait otobüse yolcu olarak binen müvekkilinin, bagaj fişi karşılığında teslim ettiği bavulunun kaybedildiğini ileri sürerek, 890.000.000 liranın reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra davalılar Recep ile Veli hakkındaki davayı atiye terk etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın davalılardan şirket bakımından 399.850.000 lira üzerinden kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemiz'in 12.4.1999 tarih ve 462-3149 sayılı ilamı ile valiz içerisinde olduğu ileri sürülen 2000 DM ve 4 adet bileziğin valiz ile taşınmasının inandırıcı olmadığı, bu kesim talebinin reddi gerektiği, diğer eşyalara ilişkin olarak ise davacının sahipliğe ilişkin ekonomik gücünün bulunup bulunmadığı eşyaların bagaja sığıp sığamayacağı hususlarının araştırılması, belge ibraz ettirilmesi gerektiği, davacı temyizi bakımından da reeskont faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedildiği gerekçeleriyle bozulmuş, bozmaya uyulmuş, toplanan kanıtlara göre davacının ekonomik gücünün bulunduğu, aradan geçen zaman itibariyle belge ibraz edemeyeceğini beyan eden davacının bu anlatımına itibar edildiği, eşyaların bavula sığabileceği yönünde bilirkişinin görüş bildirdiği, bozma öncesinde bilezik ve DM hariç diğer eşyaların 239.750.000 lira olarak hesaplandığı, davacının valizi teslim ederken, içine el çantasını koyduğunu, el çantasında bilezik ve 2000 DM parasının bulunduğunu herkesin içinde söylemesinin çalınmaya davetiye çıkardığı, bu nedenle BK.nun 43. maddesi uyarınca zararın 1/41ük bölümünün indirildiği gerekçeleriyle bakiye 179.812.500 lira üzerinden reeskont faiziyle birlikte davanın davalılardan limited şirket bakımından kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan Limited Şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan Limited Şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalılardan limited şirket vekilinin, davacının müterafik kusurunun bulunduğuna ilişkin temyiz itirazı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde bulunarak ilk karar bozulmuş olup, bozmaya uyulmakla, bu noktada davacı lehine kazanılmış hak oluşmuştur.
Mahkemece, bu yön gözetilerek, müterafik kusur gözönünde bulundurulmadan davanın 239.750.000 lira üzerinde kabulüne karar verilmek gerekirken, müterafik kusurlu olduğunun kabulü suretiyle yazılı miktar üzerinden davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan limited şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 6.469.900 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, 05.07.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy