(6762 S. K. m. 551/3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.09.2000 tarih ve 1999/1148 - 2000/801 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin üç ortaklı bir limited şirket olup, davalının payının %34 olduğunu, aralarında yapılan iş bölümü uyarınca davalının ofis müdürü olarak çalışmaya başladığını, 13.09.1999 tarihinde ve sonrasında depremi bahane ederek şirketle fiilen irtibatını kestiği ve giderken şirkete ait bilgisayarı da götürdüğü, davalının eşinin şirket ortağı ve müdürü Kazım Ü.'e küfür ve hakaretlerde bulunduğu, bunun üzerine ortaklar kurulu kararıyla davalının şirket ortaklığından çıkartılmasına dair karar alındığını belirterek, davalının şirket ortaklığından çıkartılarak davalıya ait payın ortaklar kurulu kararı uyarınca dağıtılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran davalının şirket ortaklığının gerektirdiği görev ve sorumlulukları yerine getirmediği, ortaklıktan çıkarılma koşullarının somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalıya ait payın ortaklar kurulu kararına göre dağıtılması suretiyle davalının şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 551/3 ncü maddesi uyarınca açılmış limited şirket ortağının ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkindir. Bir ortağın davranışları şirket faaliyetlerine sekte vuracak ve ızrar edecek ve karşılıklı güveni ortadan kaldıracak nitelikte ise ortağın objektif iyiniyet kurallarına göre ortaklıktan çıkartılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemece, uzman bilirkişi heyeti raporu takdiren benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı davaya cevap vermeyerek davacı tarafından ileri sürülen vakıaları inkar ettiğine göre, ispat yükü kendisinde olan davacı şirket tarafından ileri sürülen maddi olayların delilleri dosyaya sunulmalıdır, bu hususta tanık sıfatıyla dinlenilen diğer iki şirket ortağının müşahhas beyanları da davayı sonuçlandırmada yeterli değildir. Mahkemece davacı şirket tarafından ileri sürülen ve davalının şirket faaliyetlerini aksatacak ve zarar verecek, şirket ortakları arasında var olan karşılıklı güveni ortadan kaldıracak davranışlarının kanıtlarının dosyaya celbi ile incelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy