(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.11.200 tarih ve 1999/220-2000/468 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.5.2001 günde davacı avukatı Handan Yağız ile davalı avukatı Namuk Kemal Şenpolat gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 5584 sayılı Posta Kanunu ve Posta Tüzüğü hükümlerine göre müvekkilinin tekelinde olan açık ve kapalı mektuplarla üzerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartların kabul edilmesi, taşınması ve dağıtılması konusunda davalının haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, haksız rekabet ve müdahalenin menini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahı olan İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu ve yaptıkları kredi kartları dağıtımının davacının tekelinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davalının içinde kredi kartı bulunan zarfı kapattığı an posta tekeline aykırılığın oluşmaya başladığı, bu eylemi görenlerin kapalı zarfla haberleşmenin, Posta İşletmesi dışında kişi ve kurumlarca da yapılabildiğini düşünebilecekleri; oysa kapalı mektupla haberleşmenin Posta İşletmesinin tekelinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.160.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.5.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy