(2918 S. K. m. 98, 99) (6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 6.12.2000 tarih ve 2000/778-1184 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı araca çarpması sonucu oluşan 316.825.000 lira hasar bedelinin 3.12.1998 tarihinde müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 6/8 kusur oranına isabet eden 237.618.750 liranın ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, davadan önce temerrüde düşürülmediklerini ve ancak yasal faiz istenebileceğini savunmuştur.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın ödeme tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan sigorta vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan sigorta vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- TTK. nun 1299, 2918 sayılı KTK. nun 98/1, 99/1. madde hükümleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının 12.maddesi uyarınca, rizikonun, bilgi ve belgeleriyle birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü başlamakla, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Somut olayda, davacının davadan önce davalılardan sigorta şirketinden ödeme talebinde bulunduğuna ilişkin dosyada ihtar yazısı bulunmakta ise de, tebliğ belgesine rastlanmamıştır. Bu durumda, mahkemece, başvurunun tebliğinde bu tarihe 8 iş günü ilave edilerek tesbit edilecek tarihten, (bu tarih davacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden önceye ait ise davacı sigorta yönüyle sebepsiz zenginleşme meydana gelmemesi bakımından ödeme tarihinden), tebliğ kanıtlanamaz ise dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, bu tür davalarda ancak sürücü ve malik olan diğer sorumlular bakımından uygulama yeri olan ödeme tarihinin davalılardan sigorta bakımından da faize başlangıç olarak alınması doğru olmamıştır.
Öte yandan, hasar veren aracın dosya kapsamına göre, özel otomobil olmasına, bu durumda asıl zarar gören sigorta ettirenin isteyemeyeceği ticari temerrüt faizini onun halefi sıfatıyla hareket eden davacı sigortanın da rücu davasında talep etmesinin mümkün bulunmamasına, davalılardan Fazıl'ın haksız eyleminin TTK. nun 3. maddesi gereğince ticari iş niteliği taşımamasına, 2918 sayılı KTK. nun 91/1. maddesi uyarına işletenin, aynı yasanın 85/1. maddesinde öngörülen hukuki sorumluluğunu üzerine alan davalı sigorta şirketine aracını sigorta ettiren davalı Fazıl'ın, davacıya hangi oranda temerrüt faizi ödemesi gerekiyorsa davalı sigorta şirketinin de aynı oranda temerrüt faiziyle sorumlu bulunmasına göre; mahkemece, yasal faize hükmedilmek gerekirken, herhangi bir gerekçe ve tartışma da ortaya konmadan istem gibi reeskont oranında faize hükmedilmesi de keza doğru görülmemiş, kararı bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı sigorta vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy