(6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 13.12.2000 tarih ve 2000/845 2000/1456 sayılı kararınca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında müvekkiline ait telefon tesisinin hasarlandırıldığını ileri sürerek, % 15 KDV dahil toplam 289.802.385.-TL. nın hasar tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, tarafların kamu kurumu olması nedeniyle hakem sıfatıyla görülmesi gerektiğini, iddia edilen yerde müvekkilinin herhangi bir çalışması olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tanık anlatımlarına göre, davalı elemanlarının tedbirsizliği nedeniyle davacının kablolarında ve tesisatında 265.000.000.-TL. sı hasar oluştuğu gerekçesiyle, bu miktarın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,yerinde görülmeyen davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında davacının tesislerine zarar verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı, ticari işletmesi ile ilgili olan çalışmaları sırasında zarara neden olduğundan TTK. nun 3 nci maddesi gereği ticari işletmeyi ilgilendiren tüm eylem işlem ve işlerin ticari iş niteliğinde olduğundan, oluşan zarar için 3095 sayılı Yasanın 2/3 ncü maddesi gereğince reeskont oranı üzerinde faizinden de sorumludur. Bu durumda mahkemece hükmedilen tazminata olay tarihinden itibaren 30.12.1999 tarihine kadar reeskont oranları üzerinden, bu tarihten itibaren ise 18.12.1999 tarihili ve 29310 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kanuni faiz ve Temerrüt faizine ilişkin kanunda değişiklik yapılması hakkındaki 15.12.1999 tarihli 4489 sayılı kanuna dayanılarak çıkarılan Merkez Bankası tebliği gereğince kısa vadeli avans faiz oranları üzerinden faize hükmedilmesi gerekirken, yasal faiz verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, davacının istediği tazminat miktarına % 15 Katma Değer Vergisi de uygulanmasına ilişkin talebi konusunda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmediğinden, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 11.070.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy