(6762 S. K. m. 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 1.11.2000 tarih ve 1998/806-2000/616 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.6.2001 günde davacı avukatı Yaşar Yücel ile davalı avukatı Funda Bacınoğlu gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ömer Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili şirketin tescilli ünvanında yer alan Tekışık sözcüğünün, davalı şirketin ünvanında aynen kullanıldığını ileri sürerek, haksız rekabet yaratan Tekışık sözcüğünün davalı şirket ünvanından çıkartılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, Tekışık sözcüğünün davacılardan önce, müvekkili şirket ortağı Ruhi Işıkgeçe tarafından ticari işletmesinin ünvanında kullanıldığını, davacı şirket ile müvekkili şirketin ayrı iş kollarında faaliyet gösterdikleri gibi şirket türünün de farklı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin ortağı Ruhi'nin ticari işletmesinde kullandığı Tekışık ibaresini, ticareti terk ederek, kullanımını da bıraktığı, davalı şirketin ticari işletmeden bağımsız olarak kurulduğundan, davalı şirketle bağlantılı sayılamayacağı, daha önce tescilli davacı şirketin ünvanının aldatıcı ve hüsnüniyet kurallarına aykırı teşkil ettiği, davacı H.Hüsnü Tekışık'ın soyadının salt ticari ünvanda kullanılmasının ise haksız rekabet sayılmayacağı gerekçesiyle, davacı Hüsnü Tekışık'ın davasının reddine, davacı Hüsnü Tekışık'ın davasının reddine, davacı şirketin davasının kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3.240.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 14.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy