(2918 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 6.7.2000 tarih ve 1998/845-2000/401 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı M.Ç. ile F.Ü. Mirasçıları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi V.Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı bulundukları aracın müvekkiline kasko sigortalı araçla çarpışması sonucu sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, sigortalıya ödenen 529.128.500 liranın davalılardan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı M.Ç. vekili, kazanın meydana geldiği ... Caddesi'nin kaza günü trafiğe açık olduğunu, buna karşın davacıya sigortalı aracın tek yönlü yola ters yönden girdiğini ve tüm kusurun sigortalı araç sürücüsünde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, ayrıca müvekkile ait araçta meydana gelen 475.000.000 lira zarar bedelinin takas-mahsubunu istemiştir. Diğer davalılar yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, kazanın olduğu yolun bir bölümünün trafiğe kapatılmış olması halinde davalı M.Ç.'nin % 100, yolun bir bölümünün trafiğe kapalı olmadığının kabulü halinde davacıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri'nden gelen yazıda kaza günü yol çalışmasının bulunmadığının bildirildiği, kaza tespit tutanağını düzenleyen polis memurunun yolun bir bölümünün trafiğe kapalı olduğunu beyan ettiği, davalı tanığının ise yolun bir ara kapandığını ancak kaza günü açık olduğunu beyan etmiş ise de, kaza anında trafik polisinin resmi görevli olduğu ve hasar miktarının 467.000.000 lira olarak belirlendiği, davalı taraf % 100 kusurlu olduğundan takas-mahsup isteminin reddedildiği gerekçesiyle, 467.000.000 liranın (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olarak) davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı M.Ç. vekili ile F.Ü. mirasçıları temyiz etmişlerdir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen davalı M.Ç. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı yönünden kararın onanması gerekmiştir.
2 - Davalı F.Ü. mirasçılarının temyizine gelince; temyiz dilekçesine ekli veraset ilamından davalı F.Ü.'nün 20.5.2000 tarihinde vefat ettiği, ölüm tarihinin dava tarihinden sonra ve fakat hüküm tarihinden önceki bir tarih olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, veraset ilamında adı geçen mirasçıların davaya dahil edilmesi ve bunlar hakkında hüküm kurulması gerekirken, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde ölü kişi hakkında hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı F.Ü. mirasçıları yararına bozulması gerekmiştir.
3 - Bozma neden ve kapsamına göre, davalı F.Ü. mirasçılarının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle, kararın ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle, kararın davalı F.Ü. mirasçıları yararına BOZULMASINA, 3 nolu nedenlerle, davalı F.Ü. mirasçılarının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 25.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy