(6762 S. K. m. 3, 12, 14) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tufanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.10.2000 tarih ve 1997/111 - 2000/98 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait Tufanbeyli-Doğanlı arası havai hatta paralel ve kesişerek giden enerji nakil hattının 26.02.1985 tarihli protokol hükümlerine aykırı tesis edilmesi nedeniyle haberleşme hattının olumsuz yönde etkilendiğini, 16.03.1997 tarihinde güzergahlarının tadil edildiğini, tadil giderinin davalı tarafından ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, (81.238.416) TL. nin güzergah değişim tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve itibar edilen bilirkişi raporuna nazaran davanın kabulü ile tazminatın niteliği dikkate alınarak 81.238.416.TL. nin 13.06.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, faize ilişkin fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
TTK. nun 12/11 nci maddesi uyarınca su, gaz ve elektrik dağıtma, telefon ve radyo ile haberleşme ve yayın işleri ticarethane faaliyeti sayılır. Aynı yasanın 14 ncü maddesinde bir ticari işletmeyi (ticarethaneyi) kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denilmektedir. Bu durumda davanın taraflarının tacir olduğu hususu tartışmasızdır. Yine TTK. nun 3 ncü maddesi uyarınca, bu kanunda tanzim edilen hususlarla bir ticarethane veya fabrika yahut ticari şekilde işletilen diğer bir müesseseyi ilgilendiren bütün muamele, fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve arada sözleşme olmasa dahi 3095 sayılı yasanın 2/3 ncü madde ve fıkrası uyarınca ticari işlerde temerrüt faizinin reeskont oranında talep edilmesinin mümkün bulunmasına nazaran davada istem gibi reeskont oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy