(3213 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İscehisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 4.10.2000 tarih ve 1996/117-2000/53 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.6.2001 günde davacı avukatı Mustafa Küreli ile davalı avukatı Adnan Kayaçetin gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline mermer ruhsatına sahip bulunduğu sahanın (45.000) m2'lik kısmının 11.4.1980 ve 17.7.1981 tarihli sözleşmelerle kullanma ve tasarruf haklarının davalıya devredildiğini, davalının kendisine tahsis edilen sınırları aşacak diğer alanlara tecavüz edip üretim yaptığı gibi Maden Kanunu'nun 12. maddesine aykırı olarak kantar ve maden sevk fişi olmaksızın maden sevkiyatı yapmak suretiyle müvekkilinin ruhsat hakkını da tehlikeye soktuğunu, ihtar bildirimlerinin sonuç vermediğini ileri sürerek, davalının haksız müdahalesinin önlenmesini ve şimdilik beş milyar lira tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bir yıldan önceye dayalı tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kendi mermer sahası dışında üretim yapmadığını savunmuştur.
Davacı vekili, birleştirilen ek davada ise, asıl davada istenen tazminata reeskont faizi yürütülmesini ve ayrıca (35) milyar lira ek tazminatın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, ilgili bakanlık cevabına, yapılan keşfe ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davalının davacıya ait alandan haksız olarak (3931) m3 mermer ürettiği, zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, istenebilecek tazminatın (43.845.427.748) TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak, davalı müdahalesinin önlenmesine, toplam (40.000.000.000) TL nın her bir davanın açıldığı tarihten itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekilinin zamanaşımı def'i hakkında yargılama boyunca olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gibi gerekçeli kararda da tartışılmamış ise de, uyuşmazlığın bağımsız nitelikte haksız eylemden değil, sözleşmeye konu üretim alanı dışına çıkılarak, davacıya ait alana haksız elatılarak, sözleşmeye aykırılıkta bulunulduğu savından kaynaklanmış olması nedeniyle sözleşmenin tabi bulunduğu genel zamanaşımı süresinin geçerli olması karşısında, bu yöndeki savunması yerinde görülmeyen davalı taraf vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, ilk keşif sonrası uzman bilirkişiler kurulunca düzenlenen 14.5.1997 tarihli raporda davalının davacıya ait alandan (3577) m3 mermer madeni, çıkardığı yolundaki saptamaya karşı davacı vekilinin 18.6.1997 tarihli oturumdaki bildirimi ve 2.9.1997 tarihli dilekçedeki açıklaması ile bir itirazda bulunmaması ve bilirkişilerce belirlenen verilere göre tazminat hesabının yaptırılmasının istenilmesinin çıkarılan mermer miktarı konusunda davalı taraf yararına usuli kazanılmış hakkın doğuracağının, davalı vekilinin itirazı üzerine yapılan yeni keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda ilk rapora itiraz eden davalının dava aleyhinde olarak (3935) m3 mermer çıkarıldığına ilişkin belirlemenin ilk rapora itiraz etmeyen davacı bakımından kesinleşen (3577) m3 mermer miktarı olgusu karşısında bir geçerlilik taşımadığı gözetilmeden (3577) m3 yerine (3931) m3 üzerinden tazminat hesaplaması yaptırılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu yön bakımından davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 100.000.000 TL vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 19.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy