(6762 S. K. m. 773, 1138)
Dava: Ç. Mensucat San. TAŞ. ile Türk Transport Petrol Ürünleri Ltd. Şti. arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.5.2000 gün ve 1999/958-2000/436 sayılı kararı bozan Daire'nin 5.12.2000 gün ve 2000/7612-9695 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının, taşıma işini üstlendiği müvekkilinin vesaik mukabili ihraç ettiği malı banka yerine doğrudan alıcısına teslim ederek, müvekkilinin mal bedelini tahsil edememesine neden olduğunu ileri sürerek 280,900 DM.nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, satışın FOB satış olduğunu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin gönderilenle taşıma sözleşmesi yaptığı dava dışı şirket aracılığı ile alıcısına talimatı doğrultusunda taşıma yaptığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce gönderilen aleyhine ihracat bedelinin tahsili için Almanya'da açılan davanın eklenmesi gereği yönünden bozulmuş olup, mahkemece uyulmasından sonra davacı Almanya'daki davayı geri aldıklarına ilişkin belge sunduğu gerekçesiyle önceki kararda belirtildiği gibi, dava kabul edilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davaya konu edilen emtianın satım bedelinin tahsili için Hamburg Asliye Mahkemesi, 17.Ticaret Dairesinde açılan davada, davacı vekilleri, davalının satım bedeli indirimleri, tazminat talebi ve uzlaşma görüşmeleri yapıldığını açıklamışlar; davalılar vekilleri de, ret istemli cevap dilekçelerinde özetle, davacının bankası C.Bank'a verdiği talimatla, 31.500 DM.yi semenden indirdiğini, kalanını ise tazminat ve cezai şart konusu alacaklarına karşı takas dermayen ettiklerini beyan etmiş, buna ilişkin ayıp ihbarları, bunların tespitine ilişkin belgeler ve faturaların toplamı sonunda davacının sonuç olarak 1 DM. alacağı kaldığını bildirmiş; davacı, buna rağmen davasını geri almış, böylece, dava konusu emtiayı alıcı ile yaptığı taşıma sözleşmesi uyarınca gönderilene noksansız ve kazasız teslim eden davalının, bu dava sonucunda açacağı rücu davasının koşullarını ortadan kaldırmış bulunmasına göre ve Dairemizin 11.2.1999 tarihli bozma ilamının birinci bendinin ilk paragrafında vesaik mukabili ihracatta, taşıyıcının sorumluluğu konusunda kararlılık kazanan ilkesinin açıklamasından ibaret olup, böyle bir açıklamanın davacıya usulü müktesep hak sağlamayacağı gibi, bu hususun sonraki bozma ile bir çelişki olarak kabulünün mümkün olmamasına göre reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı fazla alınan 80.000 lira karar düzelme harcının karar düzeltme isteyene iadesine, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3. madde hükmü uyarınca takdiren 35.591.400.-lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 04.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy