(1086 S. K. m. 275, 437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.02.2001 tarih ve 1997/517 - 2001/41 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı kooperatifin taşınmazı üzerinde inşaat yaparken aynı yerdeki davacıların maliki bulunduğu ev ve bahçeye tecavüz ettiklerini, kooperatif başkanı Şinasi Çelik ve Sıddık Ayan ile kooperatifin yaptığı binalardan alt kattan bir daire verilmesi suretiyle anlaştıklarını ve davacı Pakize'nin kooperatife üye olarak kayıt edilip C Blok 2.bodrum kat 3 nolu dairenin tahsis edildiğini, daha sonra bu dairenin başka şahsa tahsis edildiğinin öğrenildiğini ileri sürerek, bu dairenin davacılar adına hükmen tescilini talep etmiş, 17.11.1995 günlü dilekçe ile de davalarını tazminat davasına dönüştürerek 2.000.000.000.-TL. nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporuna göre, 400.000.000.-TL. nın talep tarihi olan 17.11.1995 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp, davacı Pakize Gürkan'a verilmesine, Ayşe Gürkan hakkındaki davanın aktif dava ehliyeti olmadığından reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dairemizin 31.03.1997 gün, 1997/1971 - 2339 sayılı ilamı ile davacı Ayşe yönünden hükmün onanmasına, Pakize yönünden ise eskalasyon hesabının yapılmasına, davalının temyiz itirazının ise kabulüne karar verilerek mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak 04.02.1994 tarih itibariyle Dairenin değeri 400.000.000.-TL olup, bundan davacı Pakize'nin yaptığı 8.800.650.-TL indirilerek kalan 351.199.350.-TL. nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, üyesi olduğu kooperatifte kendisine verilecek daire olmadığından dairenin bedelini tazminat olarak talep etmiştir. Davacının üye olduğu husus tartışmasızdır. Mahkemece, eskalasyon hesabı yapılarak davacının alacağı tazminat hesabı yapılmış ise de yapılan hesaplama Dairemizin emsal nitelikteki kararına aykırıdır. Bu durumda mahkemece Dairemizin emsal kararları uyarınca davacının talep edebileceği tazminat hesaplanılmalıdır. Tazminat hesabı yapılırken aşağıda belirtilen hususlar dikkate alınarak uzman bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Dairemizin önceki kararları ile davalı kooperatiften haksız olarak ihraç edilen ve bu sebeple konut veya işyeri alamayan bir ortağın eksik ödemeleri sebebiyle kooperatiften ne miktar tazminat isteyebileceği (6) bent halinde sayılan hesaplama formülü ile belirlenmesi gerekeceği içtihat edilmiş idi.
Ancak, uygulamadaki bu formüldeki güncelleştirme işleminde gerek uyarlamaya esas alınan endekslerin değişik olmaları, gerekse bu formüldeki (5) ve (6). bentlerdeki iki çıkarma işleminin ard arda uygulanması, kimi hallerde eksik dahi olsa bir ödemesi olan ortağa verilmesi gereken bir tazminat miktarının mutlaka olması gerekirken, bu formülün sıfır veya eksi bakiye verdiği gözlenmiştir.
Bu durum karşısında tazminat hukuku ilkelerine ters düşen bu formülden (5) ve (6) numaralı bent yerine uyuşmazlığı daha adil bir çözüme vardırmasının doğru olacağı düşünülen orantı formülü ilave edilmesi uygun görülmüştür. Ayrıca, bu formüldeki güncelleştirmede kullanılan endeksin (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış Ortalamasının) esas alınarak, farklı bilirkişilere göre farklı kararların çıkmasının da önlenebileceği düşünülmüştür.
O halde, yukarıdaki açıklamalara göre, bu tür davalarda uygulanması gereken tazminat hesaplama ilkesinin aşağıdaki şekilde formüle edilmesi gerekmiştir.
1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.
2- Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış Ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.
3- Bundan sonra, yukarıda (1) numaralı bentte bulunan değerden, (2) numaralı bentte bulunan değer çıkartılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.
4- Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri (2) numaralı bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.
5- Bu saptamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (2) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarıda (3) numaralı bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) numaralı bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak (4) numaralı bentte bulunan miktar, (3) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece (talepte değerlendirilerek) bu miktara hükmedilebilecektir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy