(6762 S. K. m. 1291) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesince verilen 21.11.2000 tarih ve 1998/821-2000/1154 sayılı kararınca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.6.2001 günde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin üçüncü kişilere verilecek zararı da kapsayacak şekilde davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığını ancak, işyerinde 24.6.1995 tarihinde çıkan ve komşu işyerlerine de sirayet eden yangın nedeniyle hasar tazminatının komşularca girişilen icra takip dosyasına 512 gün gecikmeli olarak ödendiğini, alacağın geç tahsilinden dolayı reeskont faizi oranında 512 günlük faiz kaybı olarak 726.838.000 lira munzam zarar doğduğunu, bundan başka, yangından zarar gören komşu işyeri sahiplerinin davacı hakkında giriştikleri icra takibi nedeniyle davacıya ait ticari aracın muhafaza altına alındığını ve bilahare diğer 1 milyar lira olan aracın 400.000.000 liraya satıldığını, bu nedenle (2.047.500.00) lira kazanç kaybı ve (600.000.000) lira bedel farkından olmak üzere (2.647.500.000) lira daha munzam zarar doğduğunu, bir başka zarar gören komşu işyeri sahibinin açtığı davada da tazminata hükmedildiğini ileri sürerek, toplam (3.374.338.000) lira munzam zararın reeskont faizi ile tahsiline, komşu işyeri sahibi İ............ye tazminat ödenirse rücu haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini, birleşen davada da, (2.301.000.000) liranın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının kasden yangın çıkarmak suçundan beraat etmesi üzerine hesap edilen tazminatın ödenerek müvekkilinin ibra edildiğini, davacıya ait aracın önceki borçlar nedeniyle satılmış olup, illiyetin bulunmadığını, üçüncü kişi zararlarının sigorta bedelinin %15 i olan 375.000.000 lira ile sınırlı olup, ilgililerin bunu paylaşarak almaya yanaşmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, davacıya ait aracın satılması ile icra takibinin 1994/4944 esas sayılı dosya ile başlamış olup, o tarihte davacı işyerinin sigorta dahi edilmemiş olduğunu, bu itibarla, taşıtın icraen satışı ile davalının sigorta bedelini geç ödemesi oranında bir illiyet bağı bulunmadığı, TTK.nun 1291 ve müteakip maddeleri gereğince belirlenen 30.6.1995 ihbar yükümlülük tarihi olan 900.000.000 lira sigorta bedelinin ödendiği 14.11.1996 tarihine kadar olan 498 günlük reeskont oranındaki faizden davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, temerrüt faizinden oluşan 711.900.000 liranın davalıdan tahsiline, fazla talebin ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, asıl dava ile birleşen İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesinin 2000/1348 Esas sayılı davada farklı bir munzam zarar kalemi talep ve dava edildiği halde, mahkemece HUMK.nun 388. maddesine aykırı olarak birleşen dava yönünden hiçbir gerekçe kurulmamış olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekil ile temsil olunan davacı yararına taktir olunan 100.000.000 lira vekillik ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy