(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.12.2000 tarih ve 1996/536-2000/817 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.6.2001 günde davacı avukatı Zeynel Erkan ile davalı avukatı Ayla Doğan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ömer Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait olduğu saptanan ve dava dışı şirketin davalı bankaya olan borçlarından dolayı, taşınmazlar üzerine konulan hacizler nedeniyle taşınmazların satışının önlenmesi için müvekkilinin borçlu olmadığı parayı davalıya icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, ödenen paranın istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aynı olay nedeniyle derdest dava bulunduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının ödemeyi iradi olarak yaptığını, taşınmazların hacizler konulduktan sonra davacıya geçtiğinden borcu ödemek suretiyle haczi kaldırabileceğini esasen tapu iptal davasının muvazaalı şekilde kabul edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacıya ait taşınmazların usulsüz satışı nedeniyle açılan dava sırasında, davalının dava dışı şirketten alacağı için taşınmazlar üzerine davalı tarafından haciz konulduğu, taşınmazların dava sonunda davacıya ait olduğunun saptandığı, satış aşamasına gelindiğinden icra tehdidi altında davacının borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığı, zamanaşımı ve derdestlik itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı bankanın, dava dışı Genççelikler Ltd. Şti'nden olan alacağı için, davacı şirkete geçen taşınmazlar üzerine, taşınmaz tapu kayıtları henüz Genççelikler Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu sırada haciz işlemlerini uygulatmış bulunmaktadır. İşbu haciz işleminin uygulanmasından sonra, davacının dava dışı Genççelikler Ltd. Şti. aleyhine açmış olduğu tapu iptal davası, dava dışı Genççelikler Ltd. Şti. yetkililerinin kabul beyanı ile sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır. Davalı banka bu kabul beyanının muvazaalı şekilde yapıldığını, her iki şirketin de organik bağ içinde bulunduklarını savunmuş ise de bu savunma üzerinde durulmamıştır.
Mahkemece, davacı şirket ile dava dışı Genççelikler Ltd. Şti'nin ticaret sicil dosyaları ve Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1991/655 Esas sayılı dava dosyası getirilmeli davalı bankanın her iki şirketin organik bağ içinde bulundukları ve muvazaa savunması üzerinde durulmalı, ödemenin cebri icra tehdidi altında mı, yoksa müşterek borcun itfası zımnında yapıldığı hususları birlikte değerlendirildikten sonra hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 26.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy