(6762 S. K. m. 1269, 1270)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 7.7.2000 tarih ve 1998/2257-2000/518 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait taşınmazın davalı sigorta şirketi nezdinde Yangın Sigorta Poliçesi ile deprem rizikosunu da kapsayacak biçimde sigortalandığını, 27.06.1998 tarihinde meydana gelen deprem ve artçı şoklar nedeniyle taşınmazın hasarlandığını buna rağmen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmesine yanaşılmadığını ileri sürerek, (9.447.118.619) TL'nın faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevabında sigorta poliçesinde lehtarın Fırat İnşaat Ltd. Şti. olması nedeniyle davacının davada taraf olma ehliyetinin bulunmadığını, depremde hasarlanan binanın projesine uygun olarak yapılmadığı, davadan önce yaptırılan tespitlerdeki miktarların birbirleriyle çeliştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, taşınmazın davacı şirket adına kayıtlı olduğu ve sigorta ettiren dava dışı üçüncü kişi Fırat İnşaat Şirketinin bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak gösterdiği taşınmazı kredi veren bankanın isteği üzerine sigorta ettirdiği ve bankanın sigorta tazminatı üzerinde hak iddia etmediği ve taşınmaz sahibine tazminat ödenmesine karşı çıkmadığı, bu nedenle davacının hak sahibi olmadığı yönündeki itirazına değer verilemeyeceği, taşınmazın sigortalanırken davalı şirketçe incelemenin yapıldığı veya yapılmasının gerektiği, risk gerçekleştikten sonra projeye aykırılık bahane edilerek ödemeden kaçınılamayacağı, davacının talep edebileceği tazminatın (3.418.000.000) TL olduğu gerekçesiyle bu miktar tazminatın faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
1- Dava sigorta tazminatının ödettirilmesi istemine ilişkindir. Sigorta poliçesinde dain ve mürtehin olarak dava dışı Yapı Kredi Bankası, Dörtyolağzı şubesinin gösterildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacıların talepte bulunmaya hakkı bulunduğu nazara alınarak hüküm kurulmuştur. Davacının sigorta poliçesine dayalı olarak talepte bulunabilmesi için dain ve mürtehinin bu konuda açık muvafakat vermesi gerekmektedir. Mahkemece açıklanan husus nazara alınarak, bu konuda ispat yükü üzerine düşen davacılara dain ve mürtehininden sigorta tazminat alacağını istemesine izin verdiğine dair muvafakatname ibraz etmek üzere münasip bir önel verilerek, sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, dain ve mürtehin olan bankanın dosya içerisindeki yazısı bu kapsamda olmadığı halde, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy