(1086 S. K. m. 275) (2918 S. K. m. 91)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 15. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13/02/2001 tarih ve 2000/406 - 2001/66 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların işleten ve sürücüsü olduğu aracın dava dışı 3. şahısa ait araca çarpması nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilerek 3. şahsın zararının ödendiğini, kazada davalı sürücünün alkollü ve ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle poliçe genel koşulları 4/a maddesi gereğince davalı sigortalılara rücu hakları bulunduğunu ödenen miktar kadar davalılar aleyhine girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Ultaş Ltd. Şti. vekili ve davalı Göksal, kusurun diğer araç sürücüsünde olduğunu, kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün alkollü olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, olayda davalı Göksal'ın tam kusurlu olmadığı gibi kazanın alkol etkisi ile oluşmadığı, bu nedenle davacı sigorta şirketinin rücu hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı sigorta şirketi, zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına aldığı davalıların aracının sürücüsünün ağır kusurlu ve alkollü olarak kaza yaptığını, bu durumda 3 üncü şahısın zararının karşılanıp, kendi sigortalısına rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek, iş bu itirazın iptali davasını açmıştır.
Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin genel koşulları 4/a-d bentlerine göre, sürücünün ağır kusuru veya alkollü olması sonucu zarara neden olduğu takdirde sigortacı kendi akidine rücu hakkına sahiptir.
Mahkemece, davalı sürücünün 5/8 oranında kusurlu olduğu, tam kusur bulunmadığı, alkollü olduğunun da trafik kaza tutanağına göre sabit görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Trafik kaza tutanağında davalı sürücünün Karayolları Trafik Kanunu'nun 54/a maddesinde asli kusur hallerinde geçme yasağı olan yerlerden geçmek ve manevra kurallarına aykırı hareket ettiği belirtilmiştir. Öte yandan olaydan 15 dakika sonra alınan kesin doktor raporunda da davalı sürücünün hafif alkollü olduğu belirtilmiştir. Davacı bu iki delile dayanarak sigortalısına rücu ettiğine göre, mahkemece, aralarında hukukçu, nörolog ve sigortacı bulunan bilirkişi kurulu oluşturularak, kazada davalı sürücünün kusurunun poliçe genel koşulları 4/a maddesi gereğince ağır kusur olup olmadığı, ayrıca kazanın da salt alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği konusunda rapor alınıp, sonucuna göre karar vermek gerekir iken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy