(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 1.2.2001 tarih ve 2000/203-2001/81 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ortaklarına yapıp teslim ettiği işyerlerinin, henüz ferdi mülkiyete geçilmediğinden, elektrik kullanımının kooperatif süzme sayacından sağlandığını, davalının kendisine tahsis olunan işyerini kiraya verdiğini ve kiracısının tükettiği elektrik bedelini ödemediğini, toplam 417.011.280 TL. borcun tahsili için başlatılan takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kiracısının sorumlu tutulması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, ferdi mülkiyete geçilmediğinden, davacı kooperatif adına gelen elektrik tüketim bedelinden dolayı doğrudan kooperatifin üyesi davalının sorumlu olacağı, davalının borcunu ödedikten sonra kiracısına dönebileceği, asıl borcun 260.632.050 TL. işlemiş faizin genel kurul kararı uyarınca belirlenen aylık %12 oranına göre taleple bağlı kalınarak 156.379..270 TL. olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulü ile 260.632.050 TL. asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %12 oranında temerrüt faiz yürütülmesine, toplam 417.011.280 TL. üzerinden %40 oranında 166.804.512 TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, itirazın iptali davasıdır.
Dava-borçlu borca itiraz etmekle, borcun aslına ve işlemiş faiz miktarına da itiraz etmiş demektir. Mahkemece, işlemiş faiz miktarı genel kurul kararı uyarınca aylık %12 oranı dikkate alınarak yapılan hesaba göre hükmedilmiştir.
Oysa, dosyada fotokopisi bulunan ve davacının dayandığı 19.6.1999 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 8. maddesinde, gecikme faizi "aylık alt yapı ve üst yapı ödentilerini süresinde ödemeyen ortaklardan aylık %12 olarak alınacağı karara bağlanmıştır. Takip konusu olacak, davalı ortağın davacı kooperatife olan elektrik borcuna ilişkin olup, bu alacağın "alt veya üst yapı gideri" İle bir ilgisi bulunmamakta ve "genel giderler" niteliğinde bir alacak olduğunun kabulü gerekmektedir. Zira, inşaatın yapımı sona ermiş, tahsisler yapılmıştır. Bu durumda, işlemiş faizin ( yıllık ) yasal oranda hesaplanması gerekeceğinden, davalı faize ilişkin yaptığı itirazında haksız değildir. İcra İflas Kanununun 67. maddesi uyarınca da icra-inkar tazminatının itirazın haksız olduğu asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Kaldı ki, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, icra-inkar tazminatı, her halükarda asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanmalıdır.
O halde, mahkemece, takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarı yasal oranda bilirkişiye hesaplatılmak ve asıl alacak miktarı olan 260.632.050 TL ile işlemiş faiz miktarı üzerinden itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren de, Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesi gereğince asıl alacak üzerinden yasal faiz uygulanarak tahsiline olanak verecek şekilde takibin devamına karar verilmek ve icra-inkar tazminatına da asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanarak hükmedilmek gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm teşhisi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) no'lu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) no'lu bentte açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.9.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy