(1163 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 275) (2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 103)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesince verilen 22.9.2000 tarih ve 1998/649-2000/351 sayılı kararınca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, kooperatif ortaklığından ihracına dair kararın mahkeme kararı ile iptal edildiğini, bu dönem içerisinde durdurduğu ödemeleri tamamlamak istediğini ve ihraç tehdidi nedeniyle 1.235.000.000 lira ödemek durumunda kaldığını, diğer ortakların ödemelerinin ise 547.523.000 lira olduğunu ileri sürerek, fazla ödemek zorunda kaldığı 687.477.000 liranın faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 1991 yılından itibaren aidat ödemelerinin durdurduğunu, genel kurul kararları gereği davacının faiz borcunun da ödemek zorunda olduğunu, fazla ödemenin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen 14.11.1996 tarihli ihtarnamesinde diğer ortakların ödemeleri toplamının 547.523.000 lira olarak bildirildiği, bir aylık sürede davacının ödemesi gereken tutarın da bu miktar ile sınırlı olduğu, davacının borcunun ise 1.235.000.000 lira olduğu gerekçesiyle, fazla ödenen 687.477.000 liranın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, aidat borcunu süresinde ödemediği gerekçesi ile davalı kooperatif tarafından ihraç edilmiş ve davacı ortağın açtığı iptal davası lehine sonuçlanarak, mahkeme kararı kesinleşmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesine göre, haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların, ortaklık hak ve yükümlülükleri devam eder. Bu nedenle, davacı ortağın genel kurul kararları ile belirlenen aidat ve benzeri borçlarını ödemesi, aksi halde temerrüt faizinden sorumlu tutulması gerekmektedir. İhraç kararının iptali davasının devam ettiği dönem içerisinde, davacının aidat borcunu ödemediği taraflar arasında tartışmasızdır. Mahkemece; kooperatif tarafından istenen miktarın, davacının tüm aidat borcu ve temerrüt faizi toplamından fazla olup olmadığının uzman bilirkişi marifeti ile tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy