(6762 S. K. m. 1291)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.3.2000 tarih ve 2000/4-2001/190 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigortalı olduğunu, 1.6.1999 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın hasarlandığını, poliçe genel şartlarının A.5/5 maddesini gerekçe gösteren davalı şirketin sigorta bedelini ödemediğini ileri sürerek, 6.000.000.000 liranın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu kazanın, sürücünün aldığı alkolün etkisi ile meydana geldiğini, ayrıca poliçedeki H3 klozuna göre de sürücünün 30 yaşın altında ve 3 yıllık ehliyetname sahibi olmaması nedeniyle eksik alınan prim kadar hasar bedelinden indirim yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, aracı kullananın sadece nefesinin koklanması ve bu biçimdeki "alkollü" şeklindeki bulgunun alkol miktarının tespitine yeterli olmadığı, dava konusu kazanın alkolün etkisi altında gerçekleştiğini kabul etmenin mümkün olmadığı, sürücü Volkan Kırlı'nın kaza tarihi itibariyle 30 yaşın altında ve 3 yıllık ehliyetname sahibi olmamasına karşın, kloz gereğince adı poliçede belirtilmediğinden hasardan indirim yapılmasına imkan bulunmadığı gerekçesiyle, 5.509.000.000 liranın 1.6.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans işlemlerine ilişkin banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekili, sürücünün 30 yaşın üstünde ve 3 yıllık sürücü belgesi sahibi olması yönündeki poliçe hükmünün davacı tarafından ihlal edildiğini savunmuştur. Dosyaya sunulan kasko sigortası poliçesinin ön yüzünde H3 klozuna yer verilmiştir. Anılan kloz gereğince sigortalı aracın, sigortalı, eşi ve/veya belirli sürücülerin 30 yaşını doldurmuş olması ve üç yıllık sürücü belgesi bulunan kişilerce kullanılması şartı getirilmiş ve %10 prim indirimi uygulanmıştır. 01.06.1999 tarihinde meydana gelen trafik kazası sırasında sigortalı aracı, 03.04.1979 doğumlu ve 16.07.1997 tarihli sürücü belgesi sahibi olan Volkan Karlı'nın kullandığı tartışmasızdır. Davacının Sözleşmenin kuruluş aşamasındaki bu bildirimine sözleşmenin devamı sırasında uymadığı anlaşılmaktadır. Nitekim, davalı sigorta vekili de bu hususa dayanarak, poliçe özel şartları gereği sigorta tazminatından tahakkuk ettirilen prim ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki oran çerçevesinde indirim yapılması gerektiğini savunmuştur. Gerçekten de, TTK.nun 1291. maddesinin özel bir düzenlemesi olan anılan poliçe özel şartlarında, sözleşmenin yapılmasından sonra aracın ilgili özel klozlar H3'de öngörülen özelliklere sahip olmayan kişilerce kullanıldığının saptanması halinde tazmin edilecek tutarın, yapılmış olan prim indirimi oranında tenzilata tabi tutulacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Mahkemece, yukarıda değinilen yasa ve poliçe özel ve genel şartları bakımından hükmedilen tazminat miktarından indirim yapılması gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı vekilinin savunması üzerinde durulmaması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.9.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy