(1086 S. K. m. 46)
Taraflar arasında görülen davada Gaziosmanpaşa Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.12.2000 tarih ve 2000/425-995 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı bulunduğu aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarparak zarar verdiğini ileri sürerek, müvekkilince sigortalısına ödenen 1.660.234.000 TL. nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak) tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı belediye vekili, kusur oranı ve hasar miktarına itiraz ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, müvekkiline ait poliçe limitinin 500.000.000 TL olduğunu, dava açılmadan önce müvekkiline bir başvuru olmadığından, temerrüdünün söz konusu olmadığını savunmuştur.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu trafik kazasında davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün 3/8 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, kusur oranına göre 1.033.750.000 TL. nın davalı sigorta şirketinin limiti dahilinde sorumlu olmak ve dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, diğer davalılar yönünden 07.06.1999 ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı G. O. Paşa Belediye Başkanlığı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen hasarın rücuen tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece benimsenen 12.11.2000 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirkete sigortalı araç sürücüsü %37.5 oranında, davalı belediyeye ait araç sürücüsü ise %25 oranında kusurlu bulunmuştur. Davalı Belediye Başkanlığı ayrıca, yol çalışması yapıldığı sırada gerekli işaretlerin konulmaması ve yolun trafiğe kapatılmaması nedeniyle %37.5 oranında kusurlu bulunmuştur. Bir kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı Belediye, karayollarının yapım ve onarım hizmetleri sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tam kaza davasının idari yargı yerinde açılması gereklidir. Mahkemece, davalı idare hakkında, hizmet kusurundan kaynaklanan hasar yönünden dosya tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, hizmet kusur oranına isabet eden oran yönünden de davalı Belediye aleyhinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı Belediye yararına bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Belediye vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy