(6762 S. K. m. 52, 56, 57)
Dava: Davacı vekilleri, müvekkilleri adına tescilli "Ülker Çizi-Peynirli Kraker Bisküvi" markalı ürün ambalajları ile davalılardan Ş... A.Ş tarafından imal edilen ve diğer davalının satışa sunulan "Şimşek Chest Peynirli Kraker Bisküvi" tescilsiz markalı ürün ambalajları arasında iltibas yaratıldığını ileri sürerek, markaya tecavüz suretiyle haksız rekabetin tespiti ve meni ile sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmişlerdir.
Davalı Ş... A.Ş. vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, taraf ürün ambalajları arasında haksız rekabet unsurlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar: Kararı, davacı vekilleri temyiz etmiştir.
Dava markaya tecavüz suretiyle oluştuğu ileri sürülen haksız rekabetin tespiti ve meni ile sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Davacının tescilli markası ürün ambalajını da içermektedir. Davalının markasının ise tescili yoktur. Her iki üründe benzer geometrik şekil ve ebatlardaki ambalajlar içinde pazarlanmaktadır. "PEYNİRLİ KRAKER BİSKÜVİ" ibareleri her iki markada da, markaların asli sözcük unsurlarını teşkil eden ibarelerin altında yer almaktadır. Davacı markasındaki asli sözcük "Çizi"; davalı markasındaki asli sözcük ise "Chest" olup, davacı markasındaki sözcük İngilizce'de "Peynir" anlamına gelen "Cheese" sözcüğünün okunuşuna yakındır. Davalı markasındaki sözcük de yabancı kökenlidir ve bu yabancı kökenli sözcüğün son harfinin "y" olması durumunda her iki markanın okunuşu birbirinin tıpa tıp yakın derecede aynı olacaktır. Her iki markanın ambalajlarında kullanılan hakim renk de yeşilin tonlarıdır. Ayrıca, "Çizi" ve "Chest" sözcüklerinin yazım kaligrafileri de birbirine benzemektedir. Görüldüğü üzere taraf markalarının görsel olarak benzerlikler taşıdıkları açıktır. Bu benzerliklerin orta düzeyde bir tüketici yönünden davalı ürününü davacı ürünüyle karıştırma tehlikesini taşıdığının yani markalar arasında iltibas bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Mahkemece açıklanan hususlar nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 100.000.000.-lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy