(1086 S. K. m. 100, 516, 533)
Dava: Soymen Menkul Kıymetler A.Ş. ile Garanti Sigorta A.Ş. arasındaki davadan dolayı Hakem Kurulu tarafından verilen 03.11.2000 tarih ve 2000/1448 sayılı karar İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi 21.05.2001 tarih ve 2001/48 sayılı müzekkere ile Dairemiz'e gönderilmiş olup, hükmün Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.09.2001 günde davacı avukatı ile Hasan Oymak davalı avukatı Erdoğan Gökçe gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, bir aracı kurum olan müvekkilinin personelinin emniyeti suiistimal fiillerine karşı davalı sigorta şirketine, Menkul Kıymetler ve Vadeli Sözleşmeler Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin Diyarbakır Şubesi'nde yapılan incelemede resmi kayıtlara göre kasada bulunması gereken 66.315.250.000 TL. nin olmadığının saptandığını, poliçeye göre, 30 gün içinde eksperce yapılması gereken hasar belirlemesinin bildirilmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibinin davalı sigortacının itirazı ile durduğunu, davalının zararın çok altında olan (100.000) USD ödemeyi teklif ettiğini, poliçe hükümleri uyarınca ihtilafın hakem aracılığı ile çözümlenmesi gerektiğini ileri sürerek, muafiyet indiriminden sonra bakiye (59.881.500.000) TL.nin temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini, itirazın iptali ile % 40' tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini hakemde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, suiistimal iddiasının doğru olmadığını, istenen tazminat tutarının fahiş olduğunu, müşterilere imzalatılan makbuzlardaki rakamların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Hakem, kurulunca iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalı sigortaca teminat altına alınan rizikonun gerçekleştiği ancak uyuşmazlığın suiistimal edilen miktarda olduğu, davacı şirketin taleplerinin büyük bir kısmını müşterilerce imzalanmış makbuzlara dayandırdığı, imzalı makbuzların aksi sübuta erene kadar ödemeye delalet edeceğinin kuşkusuz olduğu fakat, davacıya makbuz veren müşteriler daha sonraki ifadelerinde aslında bu makbuzlarda belirtilen tutarları geri almadıklarını, kendilerine sadece hesaba geçirme veya EFT yoluyla daha önce davacı şirkete ödemiş oldukları tutar kadar iadenin yapıldığını, makbuzların ise davacının talep ve ısrarı sonucunda verildiğini ancak gerçeğe uygun bulunmadıklarını belirttikleri, aralarında bağlantı bulunmayan çok sayıda kişinin hep birlikte aynı doğrultuda açıklama yapmasının bir anlam taşıması gerektiği, kaldı ki, SPK raporunda bu durumun doğrulandığı, bu nedenle heyetçe müşterilere EFT veya hesaba alacak kaydetmek suretiyle fiilen geri ödenen tutarın toplam 28.039.840.000 TL.nın sigortacıdan talep edilebileceği, muafiyet tutarı 7.118.500.000 TL. düşüldüğünde davalının sorumlu olduğu miktar olan 20.921.340.000 TL.nin, sigortacıya son evrak gönderme tarihi olan 21.10.1999 tarihinden itibaren istenebileceği gerekçesiyle, davacının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminin reddine, (20.921.340.000) TL.nin 21.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline oyçokluğu ile karar verilmiştir.
Davalı sigortacı vekilince hakem kararına karşı ileri sürülen temyiz itirazları HUMK.nun 533 ncü maddesinde sayılan sebeplerden olmadığından ve taraflar arasındaki sigorta poliçesinin tahkim şartına ilişkin 10. maddesindeki Tek mercii tahkim yolu olacak ve bu tahkim HUMK.nuna uygun olarak yapılacaktır. cümlesinde yer alan ibarelerden tahkimin, HUMK.nun 516 ve onu izleyen maddelerindeki hükümlere uygun olarak yapılacağı hususunun kararlaştırılması şeklinde anlaşılması gerekmesine ve bu maddelere aykırı bir hakem kararı bulunmadığına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hakem kararının onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hakem kararının ONANMASINA, 100.000.000. lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3.240.000. lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 25.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy