(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 13.03.2001 tarih ve 2000/1676 2001/319 sayılı kararın ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatif üyesi olduğunu, genel kurul tarafından tespit edilen aidatları ödemediğini, yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve dosyadaki belgelere göre, davalı tarafça kooperatif genel kurulunun iptal edildiğine dair belge ibraz edilmediği, kararların geçerli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kooperatif alacağı nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın, iptali istemine ilişkindir.
Davalı, süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. Bu durumda davalı davayı inkar etmiş olup, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olmadığını ispat için delil gösterme hakkı bulunmaktadır. Bu konuda davalıya imkan verilmemesi doğru olmadığı gibi, davalının aleyhine yapılan icra takibine karşı süresi içerisinde verdiği itiraz dilekçesi ile kooperatife borcunun bulunmadığını, alacağı bulunduğunu, kendisinden fazla para tahsil edildiğini, bu hususun kooperatif defterleri incelendiğinde ortaya çıkacağını belirtmiş bulunmasına göre bu itirazlarının ve genel kurulca alınan faiz kararının dava konusu alacağa da uygulanıp uygulanmayacağının incelenip tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bununla birlikte davaya esas icra takibinde 300.000.000.-TL asıl alacak ve 23.671.233.-TL faiz olmak üzere toplam 323.671.233.-TL icra takibinden itibaren işleyecek faizi ile talep edilmiş olup asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmek gerekirken B.K.nun 104/son maddesine aykırı olarak geçmiş günler faizine temerrüt sebebiyle faiz yürütülmesi sonucunu doğuracak şekilde karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy