(2918 S. K. m. 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 6. Hukuk Mahkemesince verilen 22.9.2000 tarih ve 1998/330-2000/740 sayılı kararınca incelenmesi davalı Sigorta Şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların maliki/sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları aracın kendisine ait vasıtaya çarparak hasarlanmasına neden olduğunu ileri sürerek, (565.000.000) lira hasar bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... davaya cevabında, kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu savunmuştur.
Davalı sigorta vekili, kazaya karışan araca ait poliçenin ibrazının gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, davanın kısmen kabulü ile (560.000.000) lira tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte, davalı sigortanın sorumluluğunun poliçe teminatıyla sınırlı sorumlu olması kaydıyla davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı sigorta şirketi vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı sigorta vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın kendisine ait araca verdiği zararın tahsilini istemiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 12 nci maddesinde sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı hükme bağlanmıştır. Diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde muaccel hale gelmektedir. Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce başvurulmadığı anlaşıldığından, bu davalı yönünden temerrüt faizine dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın hüküm kısmının 1. bendinde yazılı olay tarihinden sözcüklerinden sonra gelmek üzere davalı sigorta şirketi yönünden 13.4.1998 dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy