(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 29.01.2001 tarih ve 2000/1238 - 2001/36 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, her iki müvekkili şirketin gemi söküm ve metal ticareti işiyle iştigal ettiklerini, davalıların ise Bayraktar 1 gemisinin sahibi ve işletenleri olduklarını, müvekkilleri ile davalı şirketlerin anılan geminin 2.800.000 USD karşılığı satışı konusunda anlaşıp, avans olarak 250.000 USD ödediklerini, ancak geminin üzerindeki çeşitli ipotek, rehin ve hacizler nedeniyle davalıların gemi üzerindeki tasarruf yetkilerini kaybettiklerini, bunun üzerine tarafların alınan avansların iadesi suretiyle taraflar arasındaki ilişkinin sonuçlandırılmasını kararlaştırdıkları, ancak davalıların uhdelerinde kalan 250.000 USD'yi iade etmemeleri nedeniyle girişilen takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden Ba-Trans İç ve Dış Tic. A.Ş.nin gemi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, diğer müvekkilinin ise geminin maliki olduğunu, tarafların geminin satımı hususunda anlaştıklarını, hurda fiyatlarındaki düşüş nedeniyle davacıların sözleşmeden tek taraflı caymak istediklerini, gemiyi teslime hazır olduklarını, sözleşmenin sona erdirilmesi konusunda bir anlaşma bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemiz'in 2000/4715 Esas, 5729 Karar sayılı ilamıyla, ... dava, sözleşmenin feshi istemine ilişkin olmayıp, daha önce tarafların iradesi ile sözleşmenin feshinin gerçekleştiği ve bu nedenle satım bedeline mahsuben verilen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Dosya incelendiğinde, tarafların sözleşmenin feshi konusunda anlaştıklarını gösterir yazılı bir belgeye rastlanmadığı gibi, hükme dayanak bilirkişi raporunda da, tarafların bu konuda anlaştığı belirtilmemiş, aksine karşılıklı anlaşmaları halinde sözleşmenin sona erdirilebileceği vurgulanmıştır. Bu durumda sözleşmenin dava tarihinden önce feshedildiğinin davacı tarafça kanıtlandığından söz edilemez. Mahkemece, bu husus dikkate alınmayarak, tek taraflı fesih iradesine dayanıp, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş.... denilmek suretiyle bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda bozma ilamındaki gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve dava davaya konu geminin davacılara satışına ilişkin olarak satım bedeline mahsuben verilen paranın istirdadı amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davanın niteliği dikkate alındığında takip tarihi itibarıyla davaya konu geminin üzerindeki takyidatlar nedeniyle satılıp, üzerinde tasarruf edilebilecek bir şeyin kalmadığının iddia dahi edilmemiş bulunmasına ve varsa böyle bir iddianın taraflar arasında bundan sonra görülebilecek ayrı bir dava aşamasında değerlendirilebileceği nazara alınarak, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, 3.240.000.-lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 15.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy