(2644 S. K. m. 35)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.2.2001 tarih ve 2000/350-2001/135 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.9.2001 günde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin yabancı uyruklu olması nedeniyle, aidatların müvekkili tarafından ödenmek üzere dava dışı SS.T... Konut Yapı Kooperatifi'ne davalının ortak yapıldığını, kooperatifin yaptırdığı konutun tapusu alındıktan sonra müvekkiline devredileceği konusunda anlaşma yapılmasına rağmen davalının buna yanaşmadığını ileri sürerek, davalı adına tahsis edilen konutun tapusunun iptali ile, müvekkili adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dava dışı T... Yapı Kooperatifi'nin Ana Sözleşmesi'nin 10 ncu maddesinde, ortakların Türk vatandaşı olması koşulunun bulunduğu ve ayrıca yabancı uyruklu ise 2644 sayılı Tapu Kanunu veya yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre Türkiye'de gayrimenkul edinmesine imkan tanınan kişilerden olması şartının arandığı, davacı Türk vatandaşı olmadığından ayrıca diğer koşulun araştırılmasına gerek görülmediği ve bu durumda davacının anılan kooperatife ortak olma koşullarını taşımadığı gerekçesiyle, davanın aktif dava ehliyeti yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyaya getirtilen SS.T... Konut Kooperatifi'nin ortaklık şartlarını düzenleyen 10/2. maddesi hükmünde "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak ve yabancı uyruklu olmakla birlikte 2644 sayılı Tapu Kanunu veya yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre Türkiye'de gayrimenkul edinmesine imkan sağlanmış kişilerden bulunmak" ortaklık koşulu olarak öngörülmüştür. Burada ifade edilmek istenen husus Türk vatandaşı olanların ortak olabileceği gibi, ayrıca Türk vatandaşı olmazsa bile 2644 sayılı Tapu Kanunu veya yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre Türkiye'de taşınmaz edinmesine olanak sağlamış kişilerin de, ortak olabileceğidir. Davacının Türk vatandaşı olmadığı konusunda uyuşmazlık yoktur. O halde mahkemece, yabancı uyruklu olan davacının anasözleşmenin 10/2 nci maddesinde belirtildiği şekilde Türkiye'de taşınmaz edinme koşullarını taşıyıp taşımadığının araştırılması ve bu husus açıklığa kavuşturulduktan sonra Dairemiz'in 23.11.1999 gün ve 1999/5117-9489 sayılı bozma ilamının diğer gereklerinin yerine getirilmesi gerekirken, anasözleşme hükümleri yanlış yorumlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen ( 100.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine; 25.9.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy