(6762 S. K. m. 4, 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 2.2.2001 tarih ve 2000/57-2001/119 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın şubesi diğer davalı nezdinde açtığı vadesiz mevduat hesabında biriken paraların, döviz ve yatırım hesaplarında kolaylıkla değerlendirilebilmesini teminen, hesaplar arasında virman yapmak üzere banka çalışanı dava dışı Senem Şahlıoğlu'na yetki verdiğini, sonradan yolsuzluklar yapıldığının öğrenilmesi üzerine bankadan aldıkları ekstrelerden, 3.693.508.210 liranın hesapta bulunmadığını anladıklarını, müvekkilinin bankaya güvenerek hesap açtığını, ihtara rağmen bankanın zararlarını karşılamadığını ileri sürerek, bu meblağın paraların çekiliş tarihlerinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle, bu talep yerinde görülmezse reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının 3 yıl boyunca hesaplarının akıbetini kontrol etmediğini, davacıdan yetki alan dava dışı çalışanın işlemlerine davacının örtülü olarak icazet verdiğini, müvekkilinin kusurlu olmadığını, yasal oranda faiz istenebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, bir güven kurumu olan bankaya yatırılan paranın zaman zaman hesap sahibince denetlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dolayısıyla davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişki davacı bakımından ticari nitelik taşımadığı, reeskont oranının sözleşmede de yer almadığı gerekçeleriyle, davanın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; dava, hesap sahibi davacının, banka aleyhine açtığı alacak davasıdır.
Uyuşmazlığın dayanağının Bankalar Kanunu olmasına, dolayısıyla TTK.nun 4/1-6 madde, fıkra ve bendi uyarınca davanın, mutlak ticari dava niteliği taşımasına; öte yandan, taraflar arasında mevduat ilişkisi bulunduğundan, tacir olan davalılar bakımından ticari iş mahiyetinde olan sözleşmenin, tacir olmayan davacı bakımından da aynı kanunun 21/2. madde ve fıkrası uyarınca ticari iş sayılmasının gerekmesine göre, bu durumda istem gibi reeskont oranında faize hükmedilmek gerekirken, mahkemece, taraflar arası ilişki akdi olarak nitelendirildiği halde, yazılı gerekçelerle yasal faize hükmedilmesi, doğru olmamıştır.
Öte yandan, davacı hesabından paraların davalıların çalışanı tarafından kendi hesabına aktarıldığı tarihlerden itibaren davacı faizden mahrum kalmış ise de, davacının davalıya davadan önce ihtar tebliğ ettirdiği ve 3 gün süre tanıdığı dikkate alınarak, faizin 20.12.1999 tarihinden itibaren başlatılması gerekirken, bu noktada bir gerekçe gösterilmeden, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 120.640.360 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy