(1086 S. K. m. 287)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.03.2001 tarih ve 2000/405 - 2001/157 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.10.2001 günde davacı avukatı Mehmet Şahin gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, tarafların Akmar A.Ş.nin ortakları olduğunu, müvekkillerinin anılan şirkette % 25'e tekabül eden paylarını 16.11.1999 tarihli protokolle devrettiklerini, protokolün 2 nci maddesinde müvekkillerin borçlarının belirlendiğini, 3 ncü maddesinde ise bakiye alacaklarının öngörüldüğünü ve bu maddede öngörülen alacaklar karşılığı olan senetlerin kendilerine verildiğini, müvekkillerinin borcu olsa idi davalının verdiği senet ve eşyalardan mahsusu gerektiğini, böyle bir işlem yapılmadığına göre, müvekkillerin protokolün 2 nci maddesinde dolayı bir borcu kalmadığını gösterdiğini, buna karşın davalının protokolün 2 nci maddesine dayanarak, müvekkilleri hakkında giriştiği icra takibinin kesinleştiğini ileri sürerek, anılan protokolden dolayı müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların protokole bir itirazları bulunmadığını, protokol uyarınca borçlarını ödemediklerinden haklarında icra takibi başlatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki pay devir protokolünde davacıların borçlarının ayrı alacaklarının ayrı düzenlendiği, davacıların borçları mahsup edilerek, davalı tarafından senetler verilmiş olsa idi bu hususun açıkça protokole yazılması gerektiği 2 nci maddede davacıların borçlarının 3 ncü maddedeki alacaklarından önce düzenlenmesinin 2 nci maddedeki borçları geçersiz kılmayacağı, pay devrinde payın tüm alacak ve borçları da devredildiğinden bu paylardan dolayı gelen borçların taraflar arasındaki devir sözleşmesi ile davacılarca ödenmesinin kararlaştırıldığını, davacı vekilinin sözleşmenin aksini yazılı delille kanıtlayamadığı ve davalıya yemin teklif etmeyeceğini bildirdiği, bu durumda davalının protokol uyarınca takip yapmasının mümkün olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki anonim şirket pay devir protokolünden dolayı borçlu bulunulmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Yanlar arasında düzenlenen 16.11.1999 tarihli protokolle davacıların Akmar A.Ş.deki paylarını davalıya anılan protokoldeki şekilde devrettikleri konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, pay devir protokolünün 2 nci maddesinde belirtilen borçlardan pay devreden davacıların borçlu bulunup bulunmadığı noktasındadır. Söz konusu protokol yeterince açık olmamakla birlikte, bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı tarafın bu borçlardan sorumlu tutulması taraflar arasındaki ilişkinin özüne uygun düşmeyeceği intibaı uyandırmaktadır. Bu durumda, taraflar aralarındaki sözleşmeyi tanıklara da imzalattıklarına göre, bu konuda tanık dinlenebileceği konusunda delil sözleşmesi yaptıkları kabul edilerek, sözleşmenin gerçek amacının belirlenebilmesi için bu tanıkların da dinlenebilmesi mümkündür.
O halde mahkemece, uyuşmazlık konusu hususun açıklığa kavuşturulması yönünden protokolü imzalayan tanıkların dinlenmesi ve bundan sonra kanıtların bir bütün olarak değerlendirilip, oluşacak sonuca göre hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 100.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy