(2918 S. K. m. 109/1) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.04.2001 tarih ve 2000/1151-2001/328 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı araca 13.10.1998 günü çarpması sonucu oluşan 119.000.000-lira hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına 05.03.1999 tarihinde ödendiğini ileri sürerek, % 75 kusur oranına isabet eden 89.250.000-liranın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, davanın olay tarihinin üzerinden 2 yıl geçtikten sonra 24.10.2000 günü açıldığını savunarak, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar sigorta vekili ile Galip temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve zarar görenin halefi sıfatı ile dava açan sigortacının, sadece diğer davalının trafik sigortacısı aleyhine dava açmaya zorlayabilecek bir yasal düzenleme bulunmadığına göre, davalı Galip'in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hakkındaki kararın onanması gerekmiştir.
2-Diğer davalı R... Sigorta vekilinin temyizine gelince; bu davalı vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde, öncelikle zamanaşımının defi'nde bulunduğu halde mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
KTK'nun zorunlu trafik sigortasını da kapsayan "Ortak Hükümler" ana başlıklı zamanaşımına yönelik 109/1. maddesinde, bu tür uyuşmazlıkların zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlülüğünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımı süresine tabi olacağı hükme bağlanmış olup, zarar görenin halefi sıfatıyla TTK'nun 1301. maddesi uyarınca rücu davası açan sigortacının da aynı hükme tabi tutulması olacağı 17.01.1972 gün ve 1970/2 esas ve 1972/1 karar sayılı İBK. kararında belirlenmiş bulunmaktadır.
Mahkemece, yukarda değinilen yasa ve İBK hükümleri somut olay bakımından değerlendirilerek davalının zamanaşımı defi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmediğinden, hüküm bu yönden davalı R... Sigorta A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Galip'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hakkındaki hükmün ONANMASINA, ancak ( 2 ) numaralı bentte gösterilen nedenlerle kararın davalı R... Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.580.000-lira temyiz ilam harcının Galip'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy