(818 S. K. m. 1, 2, 11)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.02.2001 tarih ve 1999/165 - 2001/239 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı banka ile yapılan sözleşme uyarınca, müvekkili şirkete ait mağazalarda, kredi kartı Pos makinelerinin kullanılmaya başlandığını, Ekim 1997 tarihine kadar komisyon oranının yurtiçi kartlarda %5, yurtdışı kartlarda %2, bloke süresi de bir gün olarak uygulandıktan sonra Kasım 1997 tarihinden itibaren davalı tarafından sözleşmeye aykırı olarak komisyon oranının %5,5'a ve bloke süresinin ise bir haftaya çıkartıldığını, bu durumu Ekim 1998'de yaptıkları hesap incelemesi sonucu tespit ettiklerini, müvekkilinden bu tarihe kadar 693.918.867.-TL fazla komisyon tahsil edildiğini ileri sürerek, bu meblağın faiziyle talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, değişikliklerin hesap ekstrelerinde yapılabilecek hesaplama ile anlaşılabileceğini, sözleşmeyi feshetmeyerek, bir yıl boyunca uygulanan değişikliklere davacının muvafakat ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının komisyon oranını tek taraflı olarak arttırma yetkisi bulunduğunun sözleşmede kararlaştırıldığını, davacının artırıma itiraz etmediği, sözleşmeyi feshetmediği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankanın sözleşmeye aykırı olarak fazla oran üzerinden tahakkuk ettirdiği ve davacı tarafından ödendiği iddiasına dayalı olarak açılan komisyon alacağının istirdadı istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesinin 10 uncu maddesinde, "Banka, üye işyerine daha önceden yazılı olarak bildirdiği oranlarda komisyon alır. Banka, oranları tek taraflı olarak artırmaya ya da azaltmaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.
Bankanın daha önce uyguladığı ve sözleşmede kararlaştırılan ilk %5 komisyon oranından başka davacıya bir oran bildirilmediği, Kasım 1997 tarihinden itibaren davacıya gönderilen hesap ekstrelerinde de komisyon oranı açıkça gösterilmeden, toplam miktarlar içerisinde yer alır şekilde gizlenerek %5,5 oranı üzerinden hesaplama yapıldığını, davacının ödemeden sonra Ekim 1998 tarihinde yaptığı kontrol ile anlayabildiği, davacının sözleşmeyi fesih yetkisinin bulunduğu noktalarında taraflar arasında bir çekişme bulunmadığı gibi, bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesindeki kabul de bu doğrultudadır.
Uyuşmazlık, davacının ödeme yapmadan önce hesap ekstrelerini kontrol etmemesi ve sözleşmeyi feshetmemesinden yola çıkılarak, davalı bankanın sözleşmeye aykırı uygulamasına icazet vermiş sayılması gerekip gerekmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporunda, davacının basiretli bir tacir olarak, ekstreleri kontrol etmesi gerektiği, yapılacak kontrol ve hesaplama ile komisyon oranının artırıldığının anlaşılabileceği, dolayısıyla artık açıkça önceden yazılı bildirim aranmamak, ekstreleri bildirim yerine saymak gerektiği belirtilmiştir.
Davacı şirket, bankanın komisyon oranında yapmayı düşüneceği artışı sözleşmeye uygun olarak önceden yazılı biçimde kendisine tebliğ edileceğini beklediği ve bankaya güvendiği için hesap ekstrelerini kontrol ihtiyacı duymadığı dikkate alınarak, 307 sayfadan oluşan ve 20.750 işlem içeren ekstreleri davacının kontrol etmemesini davacı aleyhine yorumlamamak ve kabul etmek doğru görülemez. Aksine bir düşünce sözleşmeye sadakat ilkesine uygun düşmeyeceği gibi, bankanın da basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini göz ardı etmek sonucu doğurup hakkaniyetle bağdaşmaz.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle reddi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy