(2709 S. K. m. 141) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Rize Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.4.2001 tarih ve 2000/60-2001/127 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 2.10.2001 günde davacı avukatı Yavuz Turan ile davalı avukatı Safiye Beyaz gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin ortağı bulunduğu davalı kooperatifin 16.1.2000 tarihinde toplanan genel kurul toplantısına müvekkillerine çağrı yapıldığı halde hazirun cetveline yazılmadıklarını ve toplam 45 ortağın toplantıya katılmasının engellendiğini, ayrıca davacıların yasaya uygun olarak verdikleri önergenin reddedildiğini, toplantıya katılanların bir kısmının ortak olmadığını, vekaletlerin usulsüz olduğunu, toplantıya alınmayan 45 kişinin katılım olsaydı alınan kararların farklı olacağını ileri sürerek, 16.1.2000 tarihli genel kurulun iptalini, tescilinin tedbiren durdurulması ve kooperatife bir kayyum atanmasını talep ve dava etmiş, bu dosya ile birleştirilen 2000/275 esas sayılı dosya ile müvekkillerinin ortaklıktan ihracını onaylayan 19.3.2000 tarihli genel kurulun iptalini talep etmiş, yine birleştirilen 2000/221 esas sayılı dosya ile mahkemenin tedbir kararına karşın, kur'a çekiminin yapıldığı 29.07.2000 tarihli genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacıların ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin 16.1.2000 tarihli genel kurulun yasaya aykırı olduğunun anlaşıldığı, davalı kooperatifin 29.7.2000 tarihli kur'a çekimine ilişkin kararını düzelttiğinden bu kararın iptaline ilişkin davanın konusuz kaldığı ve davacıların bunun dışındaki taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davacıların 16.1.2000 ve 19.3.2000 tarihli genel kurullarda ihraçlarına ilişkin verilen kararların iptaline, kur'a çekimi ile dava konusuz kaldığından bu konuda karar vermeye yer olmadığına, davacıların bunların dışındaki taleplerinin reddine, davalı kooperatifin diğer ortaklar bazında davacılardan aidat ve alacak isteyebileceğinin tespitine karar verilmiştir.
1- HUMK. nun 388 nci maddesinin 3-5.nci bentleri hükümlerine göre, mahkeme kararlarının en azından iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, mahkemece incelenen hukuki olayların özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını içermesi gerekir. Öte yandan, Anayasa'nın 141 nci maddesinin 3 ncü fıkrası hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay denetimi de, mahkeme kararında gösterilen gerekçenin ışığında yapılabilir.
Oysa, yerel mahkeme bir kısım istemlerin gerekçe gösterilerek kabulüne karar verildiği halde, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin davacıların diğer taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklananlar karşısında, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın redde ilişkin kısmının gerekçe içermemesi nedeniyle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve kapsamına göre, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte yazılı nedenlerle, kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (2) no'lu bentte yazılı nedenlerle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taktir edilen (100.000.000) lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy