(6762 S. K. m. 3, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.12.2000 tarih ve 2000/481- 2000/1230 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve İMSS şirketi oldukları aracın, müvekkili şirkete kaskolu araca tam kusurla çarpması sonucu oluşan 339.695.000.-TL hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini, hasar veren aracın dava dışı ZMSS şirketinden 92.000.000.-TL tahsil edildiğini ileri sürerek, bakiye 247.695.000.-TL tazminatın reeskont oranında faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reeskont oranında faiziyle birlikte kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan sigorta vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK. nun 1301 nci maddesi uyarınca açılmış kasko rücu davasıdır.
Davacıya kaskolu araca hasar veren aracın özel araç olmasına, asıl zarar gören sigorta ettirenin isteyemeyeceği oranda temerrüt faizini, onun halefi sıfatıyla hareket eden davacı sigortanın da rücu davasında talep etmesinin mümkün bulunmamasına, hasar veren bu aracın işleteni davalılardan Havva'nın tacir olmamasına, dolayısıyla bu aracın haksız eyleminin aynı Kanun'un 3 ncü maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına, bu durumda bu davalıdan ancak yasal faiz istenebileceğine, bu davalının hukuki sorumluluğunu üzerine alan mümeyyiz davalı sigorta şirketinden de aynı oranda temerrüt faizi istenebileceğine göre, mahkemece mümeyyiz davalı sigorta yönüyle yasal oranda temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, reeskont oranında hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Davalı Havva kararı temyiz etmediğinden, bu husus onun yönünden bozma nedeni yapılamamış olup, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı sigorta yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK. nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı mümeyyiz sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm bölümünün 1 nolu bendinin 2 nci satırında yer alan reeskont faizi kelimesinin hükümden çıkartılarak, yerine davalılardan Havva bakımından reeskont, diğer davalı sigorta bakımından ise 01.01.2000 tarihine kadar yasal, bu tarihten tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 4489 sayılı kanun ile değişik 2/1 nci madde ve fıkrasında yazılı temerrüt faizi ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy