(6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Van Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.09.2000 tarih ve 1999/648 - 2000/406 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl davada, davalı Hamdi'ye ait aracın,müvekkili şirkete ait araca tam kusurla 29.09.1997 günü çarpması sonucu 221.156.500 lira hasar meydana geldiğini, davalıya ait aracın dava dışı ZMSS Şirketi Güneş Sigorta A.Ş tarafından poliçe limiti 100 milyon liranın müvekkiline 16.04.1998 günü ödendiğini ileri sürerek, olay tarihinden ödeme tarihine kadar 221.156.500 lira üzerinden işleyen reeskont oranında faizinin tahsilini, ayrıca bakiye 121.156.500 liranın ödeme tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle tahsilini, birleşen davada ise, limitin olay tarihinden önce 250 milyon liraya yükseldiğini ileri sürerek, bakiye 121.156.500 liranın olay tarihinden itibaren toplam hasar bedeli 221.256.500 lira üzerinden işleyen reeskont oranında faizi ile birlikte davalı Güneş Sigorta A.Ş.' nden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı Hamdi, birleşen davada davalı sigorta vekili, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, her iki davanın 100 milyon lira üzerinden kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesine dair verilen kararın, Davacı vekili ile davalı Hamdi tarafından temyizi üzerine, Dairemiz'in 04.10.1999 tarih ve 5651 - 7413 sayılı ilamı ile karar başlığında birleşen davanın davalısının gösterilmeyerek, infazda tereddüt yaratıldığı gerekçesiyle bozulması üzerine bozmaya uyulmuş; delil tespit raporunda toplam hasarın 201.685.000 lira olarak belirlendiği, 100 milyon liranın birleşen davanın davalısı tarafından ödendiği, asıl davanın davalısının tam kusurlu olduğu, haksız eyleme dayanan davalarda yasal faize hükmedilmek gerektiği gerekçeleriyle, 101.685.000 liranın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen davada davacı Türk Telekom vekili temyiz etmiştir.
1- Yargılama öncesi asıl davanın davalısı Hamdi'nin davacı tarafın yokluğunda, mahkeme aracılığıyla yaptırdığı tespit işlemi sonrasında alınan tespit bilirkişi raporunun davacıya ait aracın sürücüsü dava dışı Vahdettin Kadem'e tebliğ edildiği, dolayısıyla davacıyı bağlamayacağı, üstelik bu raporun bozma öncesi yargılama sırasında itiraza uğradığı ve ilk kararın davacı tarafça bu yönden de temyiz edildiği dikkate alınarak; mahkemece, HUMK. nun 275. vd. maddeleri uyarınca bilirkişi incelemesi yaptırılarak hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar verilmek gerekirken, tespit bilirkişi raporuna dayanılarak asıl ve birleşen davada hüküm tesisi, doğru olmamıştır.
2- Tazminatın bir kısmının davalı sigorta şirketince ödediği tarihe kadar işlemiş olan faizinin de davalılardan tahsili istendiği halde mahkemece, asıl ve birleşen davada bu yönde olumlu - olumsuz bir karar verilmemesi de keza doğru değildir.
3- Hasar veren aracın ticari araç niteliğinde olan kamyon olmasına, dolayısıyla haksız eylemin TTK. nun 3. maddesi uyarınca, ticari iş niteliği taşımasına, bu durumda mahkemece, her iki dava bakımından olay tarihinden itibaren 01.01.2000 tarihine kadar 3095 Sayılı Kanunu'nun (değişiklik öncesi) 2/3. maddesinde, bu tarihten tahsil tarihine kadar aynı kanunun 4489 Sayılı Kanun ile değişik 2/2. maddesinde yazılı faiz oranına göre hüküm kurulmak gerekirken, olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına biçiminde hüküm tesisi de kabul şekli bakımından yerinde olmamıştır.
4- Yukarıda yazılı bentlerde açıklanan bozma neden ve şekline göre, her iki davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1, 2, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile her iki davada verilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 4 nolu bentte açıklanan nedenle, her iki davaya ilişkin davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy