(Hırsızlık Sigortası Genel Şartları m. A.5) (Yangın Sigortası Genel Şartları m. A.3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.12.2000 tarih ve 1999/692-2000/625 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait dükkanın davalı şirket nezdinde yangın ve hırsızlık risklerine karşı sigortalı bulunduğunu, müvekkilinin sigortalı bulunan işyerine giren hırsızların yangın çıkartmak suretiyle dükkanda bulunan malları kullanılamaz hale getirdiklerini, buna rağmen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (3.000.000.000) liranın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevabında, söz konusu yangının hırsızlar tarafından çıkartıldığı belirtildiğinden olayda hırsızlık sigortası genel şartlarının A.5.5. maddesinde hırsızların neden olacağı yangın zararlarının teminat dışı bırakıldığı, yine hasarı meydana getiren riskin yangın teminatının da dışında kaldığını, çünkü, kötü niyetli hareketler klozunun davacı tarafından satın alınmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davacıya ait iş yerinin davalı şirket nezdinde hem hırsızlık, hem de yangın rizikolarına karşı sigortalı olduğu, genel şartlarda kötü niyetli hareketlerin ek sözleşme ile teminat altına alınacak hallerden sayıldığı ancak A.3-3.2. maddesindeki şarta göre, kötü niyetli hareketin yangın ve infilak sonucunda meydana gelmesi halinde ek sözleşmeye gerek duyulduğu anlamının çıktığı, böylece yangın olayının teminat kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (3.000.000.000) liranın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı sigortacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı şirket nezdinde hırsızlık rizikolarını da kapsamına alan yangın sigorta poliçesi ile sigortalı işyerinde, hırsızlık yapmak amacıyla giren kişilerin çıkardığı yangın sonucu oluşan hasarın davalı sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir.
Hırsızlığa Karşı Sigorta Genel Şartları'nın Teminat dışında kalan haller başlığını taşıyan 5. maddesinin (d) bendinde açıkça hırsızlar tarafından çıkarılacak yangın ve infilak neticesinde vukua gelecek zarar ve ziyanlar teminat dışı bırakılmış olduğundan, somut olayın hırsızlık teminatı kapsamında kalmadığı tartışmasızdır. Olaya uygulanması gereken Yangın Sigortası Genel Şartları'nın ise, Ek sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Haller ve Kayıplar başlığını taşıyan A.3. maddesinin 3.2.2.8 bendinde yangın ve infilak sonucunda meydana gelmediği takdirde kötü niyetli hareketler dolayısıyla meydana gelen zararların teminat kapsamı dışında olduğu belirtilmiş, kötü niyetli hareketler ise, yangın sigortasına eklenebilecek klozlar altında ...sigortalının usul ve füruu dışındaki herhangi bir kimsenin kötü niyetli hareketi ile bu olayları önlemek ve etkilerini azaltmak üzere yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelen yangın ve infilak sonucu hariç, bütün zararlar... olarak tarif edilmiştir. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, herhangi bir yangın olayı sonucunda meydana gelmemiş olmak kaydıyla, kötü niyetli hareketlerin, sigortalı malda doğrudan doğruya meydana getirdiği zararlar ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabilir. Kaldı ki, böyle bir teminat satın alınmış olsa dahi, kötü niyetli hareketler klozunda yer alan hüküm uyarınca, kötü niyetli hareketin neden olduğu yangın ve infilak sonucu doğan zararlar yine teminat dışı bırakılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, sigorta ile teminat altına alınan yangın olayı sonucunda kötü niyetli hareketler nedeniyle oluşan zararlardır, başka bir anlatımla, kötü niyetli hareketin yangına sebep olması sonucu oluşan zararlar teminat dışındadır. Kaldı ki, sigorta ettiren tarafından bu kloz satın alınmamış olduğu gibi, satın alınmış olsa idi bile, kötü niyetli hareketin sonucu olan yangın olayı dolayısıyla oluşan zararların dahi teminat kapsamı içine alınması mümkün görülmemektedir. Bu durumda mahkemece, rizikonun teminat kapsamında olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, poliçe genel şartlarına yanlış anlam verilerek, yazılı şekilde davanın kabul edilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy