(2004 S. K. m. 67, 69) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.03.2001 tarih ve 2000/368 - 2001/233 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının aidat ve işlemiş faizini ödememesi nedeniyle aleyhinde başlatılan icra takiplerine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 1999/537 esas sayılı icra dosyasındaki borcun tamamen ödendiğini, diğer takip dosyasında ise kooperatiften istifa etmesine rağmen faiz uygulandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının aidat ve faiz alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davalının 1999/537 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının toplam 41.385.000 TL. faiz alacağı üzerinden iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına; davalının 1999/536 esas sayılı takip dosyasına itirazının 114.000.000 TL. asıl alacak ve toplam 163.025.000 TL. gecikme cezası ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 277.025.000 TL. üzerinden iptali ile takibin devamına, 114.000.000 TL. asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, süresinde ödenmeyen aidat alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece benimsenen 05.02.2001 tarihli bilirkişi raporunda davalının toplam 277.025.000 TL borcu bulunduğu ifade edilmiştir. Davalı vekili, müvekkili tarafından 03.12.1997, 13.08.1997 ve 15.10.1997 tarihlerinde toplam 14.000.000 TL ödendiğini, ancak bu ödemelerin bilirkişice nazara alınmadığını belirterek, rapora itiraz etmiştir. Mahkemece davalı vekilinin dosyaya sunduğu dekontlar dikkate alınarak, davalı vekilinin 12.03.2001 tarihli dilekçesindeki itirazlarının karşılanması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 30.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy