(2004 S. K. m. 67) (2918 S. K. m. 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.12.2000 tarih ve 2000/377 - 2000/1251 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirket nezdinde zorunlu trafik sigortası temin edilen aracın müvekkiline ait vasıtaya tam kusurlu biçimde çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, davalının sigorta poliçesiyle sınırlı olarak aleyhine icra takibine girişilmesine rağmen takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın (250.000.000.-) TL için iptaline ve davalının % 40 inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini, sorumluluklarının poliçe teminatı ve kusur oranıyla sınırlı olduğunu belirterek, kötüniyetli davacının % 40 kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacı isteminin (787.000.000.-) TL olup, bu miktarın (582.000.000.-) TL.sının davalı sigortalısınca ödendiği böylece, davacının bakiye (205.000.000.-) TL alacağı kaldığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile (205.000.000.-) TL için davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, (82.000.000.-) TL % 40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve dosya kapsamından davacı vekili olduğu anlaşılan Avus Ltd. Şti.'nin davalı şirkete başvuru tarihinin icra takip tarihinden çok önce olması nedeniyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99 ncu ve ZMSS poliçesi genel şartlarının 12 nci maddesi dikkate alındığında davalının temerrüdünün gerçekleşmiş bulunması karşısında alacağa icra takip tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, öte yandan hüküm fıkrasında davaya konu icra takip dosyasının yanlış belirtilmesinin de mahallince düzeltilmesinin mümkün görülmesi karşısında davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı tarafından da itiraz görmeyen bilirkişi raporunda, davacının gerçek zararının (67.471) BFR olarak tespit edilmesi karşısında, kaza tarihi itibarıyla 1 BFR'nin kaç TL'ye tekabül ettiği (takip talebindeki 1 BFRR9517 TL'yi aşmamak üzere) belirlenerek, bundan davalı sigortalısından tahsil edilen miktarın düşülmesi ve varsa bakiye kalan miktar üzerinden takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerekirken, noksan inceleme sonucu talep miktarı (787.000.000.-)TL'nin gerçek zarar miktarı olarak kabul edilmesi yanlış olmuştur.
3- Özü itibariyle tazminat istemine yönelik olan bu davada alacağın saptanması tazminat açısından incelemeyi ve hakimin takdirini gerektirmekte olup, tazminat alacağı likit (önceden belirlenebilir nitelikte) değildir. O halde, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddedilmesi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy