(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.03.2001 tarih ve 2000/331 - 2001/128 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı Kooperatif tasfiye kurulu vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.10.2001 günde davalı avukatı Mevlüt Şener gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptal ettirildiğini, ancak geçen süre içerisinde yasaya aykırı olarak yerlerine yeni ortak alınıp kendilerine isabet eden dairelerin de bu kişilere tahsis edildiğini ileri sürerek, konut tahsis edilemeyen her bir müvekkili için 15.000.000.000.-TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ortaklıktan ihraç kararının iptaline yönelik kesinleşmiş dava dosyasına, kooperatif kayıtlarına, yapılan keşfe ve bilirkişi raporuna dayanılarak, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.04.1993 gün ve 4496-2411 sayılı emsal kararına uygun bulunan bilirkişi hesaplaması uyarınca davacı Remzi Ilıksu'nun (9.074.162.000.-) TL, Nurten Ilıksu'nun (5.445.800.000.-) TL tazminat isteyebileceği gerekçesiyle anılan miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı kooperatif tasfiye kurulu vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin önceki kararları ile ortağı bulunduğu kooperatiften haksız olarak ihraç edilen ve bu nedenle konut veya işyeri alamayan bir ortağın eksik ödemeleri nedeniyle kooperatiften ne miktar tazminat isteyebileceği (6) bent halinde sayılan hesaplama formülü ile belirlenmesi gerekeceği içtihat edilmiş idi.
Ancak, uygulamada bu formüldeki güncelleştirme işleminde genel uyarlamaya esas alınan endekslerin değişik olması, gerekse bu formüldeki (5) ve (6) ncı bentlerde yer alan iki çıkarma işleminin artarda uygulanması, kimi durumlarda eksik dahi olsa bir ödemesi olan ortağa verilmesi gereken bir tazminat miktarının mutlaka olması gerekirken, bu formülün sıfır veya eksi bakiye verebileceği gözlenmiştir.
Bu durum karşısında, tazminat hukuku ilkelerine ters düşen bu formülden (5) ve (6) nolu bentler çıkarılarak, (5) nolu bent yerine uyuşmazlığı daha adil çözüme vardırması düşünülen orantı formülü eklenmesi uygun görülmüştür. Ayrıca, bu formüldeki güncelleştirmede kullanılan endeksin (Toptan Fiyat Endeksi Artış Ortalaması) nın esas alınarak farklı bilirkişilere göre farklı kararların çıkmasının da önlenebileceği düşünülmüştür.
O halde, yukarıdaki açıklamalara göre, bu tür davalarda uygulanması gereken tazminat hesaplama ilkesinin aşağıdaki şekilde formüle edilmesi gerekmiştir.
1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.
2- Davalı kooperatife normal ödemelerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibari ile toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.
3- Bundan sonra, yukarıda (1) nolu bentte bulunan değerden, (2) nolu bentte bulunan değer çıkartılarak, kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktar yararlanma sağladıkları ortaya çıkarılmalıdır.
4- Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri (2) nolu bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.
5- Bu saptamalardan sonra, normal ödentilerini ödemiş bulunan bir ortağın yukarıda (2) nolu bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, gene yukarıda (3) nolu bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) nolu bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani, sonuç olarak (4) nolu bentte bulunan miktar, (3) nolu bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) nolu bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften istenmesi mümkün olan zararın miktarını belirleyecek ve mahkemece (talep de değerlendirilerek) bu miktara hükmedilebilecektir.
Yukarıdaki ilkeleri dikkate almayan mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 100.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy