(1086 S. K. m. 432, 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.4.2000 tarih ve 1999/213-2000/89 sayılı kararınca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kullandığı ferdi kredi borcunu ödeyememesi üzerine davalı banka tarafından hiçbir yetkisi olmadığı halde maaşının bloke edilerek kredi kartı borcuna mahsubunun yapıldığını, bu durumun müvekkilini küçük düşürdüğünü ileri sürerek 4 ay süreyle alması gereken 40.000.000'ar TL.den mahrum kaldığını ileri sürerek toplam 160.000.000 TL maddi ve 9.840.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının müvekkili bankadan kullanmış olduğu tüketici kredisine mahsuben 70.530.500 TL.sinin taksitler halinde her ay maaşından kesilmek suretiyle borcundan düşüldüğünü, ayrıca davacının kredi kartından borcunun kredi kartı üyelik ve kredi sözleşmesinin 31. maddesi uyarınca kalan maaşının borcuna mahsubunun yapıldığını, yapılan işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığını,davacı maaşı üzerinde başka bankalara ait haciz bulunup,kendisinin borcunu ödememeyi alışkanlık haline getirdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran davalı bankanın davacının maaşından sanki icra memuru imişçesine kesinti yapamayacağı, davalının eyleminin en temel insan hak ve özgürlüklerine müdahale anlamı taşıdığı, ancak hiç kimsenin kendi hatası sonucu düştüğü durumdan kendi lehine bir menfaat elde edemeyeceği gerekçeleriyle maddi tazminat isteminin kabulü ile toplam 160.000.000 TL maddi tazminatın kesildiği aylardan itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davalı vekilince verilen 19.6.2000 tarihli hakim havalesi bulunan temyiz dilekçesinin, harçlandırılmadığı gibi, temyiz defterine de kayıt edilmediği anlaşıldığından davalı temyiz isteminin, süresinde yapılmış bir talep olarak kabulü mümkün olmamakla HUMK. nun 432/4. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz isteminin ise, Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 86.400.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 1.160.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy