(3226 S. K. m. 23, 25, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.12.2000 tarih ve 1999/968 - 2000/1304 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.10.2001 günde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 07.07.1998 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile bir adet ekskavatörün kiralandığını, davalının 22.03.1999 tarihi itibariyle sözleşmeden doğan 17.506 USD kira borcu ve gecikme faizini ödemeyerek temerrüde düştüğünü, 3226 sayılı Kanun'un 25 nci maddesi uyarınca gönderilen ihtarla tanınan 60 günlük yasal sürede de ödeme yapılmaması üzerine sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, malın müvekkiline teslimini veya değeri 25.591.100.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ihtarnamenin tebliğinden sonra davalı borçlunun borcunu süresinde ödediği, sözleşmenin feshi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan 07.07.1998 tarihli finansal kiralama sözleşmesinden doğan 17.506 USD muaccel taksit ve 558.798.915 TL temerrüt faizinin ödenmesi için 26.03.1999 tarihli ihtarname ile 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun 23 ncü maddesi uyarınca tanınan 60 günlük ödeme süresinin dolduğu 27.05.1999 tarihine kadar ödenmediği savına dayalı anılan Yasa'nın 27 nci maddesi uyarınca finansal kiralamaya konu malın davacıya teslimi veya bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişiler kurulunca düzenlenen rapora dayanılarak, davalı tarafça ihtarname ile tanınan süre içerisinde üç ayrı tarihte yapılan ödemeyi davacının kabul ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, özel bir Yasa ile düzenlenen kendine özgü sözleşme tipinden kaynaklandığına göre, çözümünün de varsa özel yasadaki hükümlere dayandırılması zorunludur. Bilirkişilerce, ihtarname ile tanınan 60 günlük süre içerisinde davalı tarafça üçüncü ve son ödemenin yapıldığı 13.05.1999 tarihi itibari ile davalı kiracının bakiye borcunun 5.846,25 USD olduğu saptanmıştır. Buna karşılık davacı tarafça ihtarnamede istenilen borcun tamamının yasa ile öngörülen kesin süre içerisinde ödenmemiş olması nedeniyle aynı Yasa'nın 27 nci maddesi uyarınca haklı fesih ve malın kiralayana iadesi koşulunun oluştuğu ileri sürüldüğüne göre, uyuşmazlığın 3226 sayılı Yasa hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak çözüme bağlanması gerekirken, uygulama yeri bulunmayan borçların sona ermesine ilişkin genel borçlar hukuku ilkelerinden hareketle yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 100.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy